Haziran, 2009 için Arşiv

İhracatın lideri otomotiv

Dış ticarette krizin yarattığı çöküş Mayıs ayında artarak sürdü. Mayıs ayında ihracat yüzde 41 gerileyerek 7 milyar 359 milyon dolara ithalat yüzde 43.9 gerileyerek 10 milyar 836 milyon dolara indi. Yılın ilk dört ayında ihracat yüzde 30.8 azalarak 39 milyar 418 milyon dolar, ithalat yüzde 42.3 azalarak 49 milyar 839 milyon dolara geriledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret İstatistikleri Mayıs 2009 verilerini açıkladı. Buna göre, ihracat Mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 41 azalarak 12 milyar 477 milyon dolardan 7 milyar 359 milyon dolara geriledi. Aynı ayda ithalat yüzde 43.9 azalarak 19 milyar 306 milyon dolardan 10 milyar 836 milyon dolara düştü.

Bunun sonucunda Mayıs’ta geçen yılın aynı ayına göre dış ticaret açığı yüzde 49.1 gerileyerek 3 milyar 477 milyon dolara inerken ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 64.6’dan yüzde 67.9’a çıktı.

Ocak-Mayıs döneminde ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30.8 azalarak 56 milyar 978 milyon dolardan 39 milyar 418 milyon dolara indi. Aynı dönemde ithalat yüzde 42.3 azalarak 86 milyar 373 milyon dolardan 49 milyar 839 milyon dolara geriledi. Bunun sonucunda dört aylık dönemde dış ticaret açığı yüzde 64.6 azalarak 29 milyar 395 milyon dolardan 10 milyar 420 milyon dolara indi. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 66’dan yüzde 79.1’e çıktı.

İMALAT SANAYİ İHRACATINDA 17.1 MİLYAR DOLARLIK DÜŞÜŞ

İmalat sanayi ihracatı Mayıs ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla 11 milyar 912 milyon dolardan 6 milyar 922 milyon dolara indi. Baş aylık dönemde 54 milyar 252 milyon dolardan 37 milyar 137 milyon dolara gerileyen imalat sanayi ihracatının beş aylık dönemde yıllık gerilemesi 17 milyar 115 milyon dolar oldu.

Mayıs’da tarım ihracatı 297 milyon dolardan 283 milyon dolara çıkarken, madencilik ihracatı 197 milyon dolardan 113 milyon dolara indi. Ocak-Mayıs döneminde tarım ihracatı 1 milyar 543 milyon dolardan 1 milyar 577 milyon dolara yükselirken, madencilik ihracatı 794 milyon dolardan 457 milyon dolara geriledi.

HAMMADDE İTHALATI YARI YARIYA AZALDI

Yatırım malları ithalatı Mayıs’da 2 milyar 453 milyon dolardan 1 milyar 594 milyon dolara, beş aylık dönemde 11 milyar 777 milyon dolardan 7 milyar 537 milyon dolara indi. Hammadde ithalatı Mayıs’da yüzde 49.1 azalışla 14 milyar 873 milyon dolardan 7 milyar 566 milyon dolara, beş aylık dönemde de yüzde 45.9 azalışla 65 milyar 75 milyon dolardan 35 milyar 142 milyon dolara geriledi.

Tüketim malları ithalatı Mayıs’da 1 milyar 933 milyondan 1 milyar 641 milyon dolara beş aylık dönemde 9 milyar 214 milyon dolardan 6 milyar 841 milyon dolara geriledi.

AB’YE İHRACAT YÜZDE 44.5 AZALDI

2008 Mayıs ayında yüzde 50.2 olan Avrupa Birliği’nin (AB) ihracattaki payı 2009 Mayıs ayında yüzde 47.2’ye geriledi. AB’ye yapılan ihracat 2008 yılının aynı ayına göre yüzde 44.5 azalarak 3 milyar 474 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Mayıs ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Bu ülkeye yapılan ihracat 2008 Mayıs ayına göre yüzde 37.5 azalarak 741 milyon dolar olurken, Almanya’yı sırasıyla Fransa (551 milyon dolar), İtalya (449 milyon dolar) ve İngiltere (402 milyon dolar) izledi. İthalatta ise Rusya Federasyonu ilk sırada yer aldı. Bu ülkeden yapılan ithalat yüzde 49.9 azalarak 1 milyar 496 milyon dolar olarak gerçekleşti. Rusya’yı sırasıyla Almanya (1 milyar 104 milyon dolar), Çin (980 milyon dolar) ve ABD (641 milyon dolar) izledi.

OTOMOTİV KAN KAYBETSE DE İHRACAT LİDERİ

Mayıs ayında fasıllar düzeyinde en büyük ihracat kalemi, kara taşıtları ve bunların aksam, parçaları (965 milyon dolar) olurken; bu fasılı, makinalar, mekanik cihazlar, kazanlar ve aksam-parçaları (638 milyon dolar), demir ve çelik (550 milyon dolar), örme giyim eşyaları (540 milyon dolar) izledi.

Aynı ayda; en yüksek ithalat fasıl mineral yakıtlar, mineral yağlarda (2 milyar 151 milyon dolar) gerçekleşti. Bu fasılı; makinalar, mekanik cihazlar, kazanlar ve aksam-parçaları (1 milyar 389 milyon dolar), elektrikli makina ve cihazlar (914 milyon dolar) ve demir-çelik (888 milyon dolar) izledi.

Yorumlar

ÖTV farkını otomobilciler ödüyor

Otomotivde, özel tüketim vergisinin (ÖTV) yeniden düzenlenmesiyle birlikte otomotiv şirketleri yeni kampanyalara başladı. ÖTV’nin, geçtiğimiz 3 aya kıyasla yükseltilmesiyle bazı otomotiv şirketleri bu farkı belli bir süre için karşılama kararı aldı.

AA muhabirinin derlediği bilgi göre otomotivde 15 Mart 2009 tarihinde uygulamaya giren ÖTV indiriminde kapsamın daraltılması, otomotiv sektörünü harekete geçirdi. 3 aylık dönemi en iyi şekilde değerlendirmeye çalışan otomotiv sektörü binek otomobillerde 15 Mart-15 haziran arasında yüzde 18 olarak uygulanan ÖTV oranının 16 haziran-30 eylül tarihleri arasında yüzde 27′ye çıkarılmasını müşterilerine uygun koşullarda yansıtmaya çalışıyor.

Renault yeni dönemle birlikte 1600cc ve altı otomobillerde ÖTV arttırımı yapmadan eski oranı koruyarak tüketiciye otomobil sahibi olma fırsatı sunarken, 16–30 haziran tarihleri arasında geçerli olan kampanyada müşteriler yeni symbol, yeni clio HB, yeni clio grand tour, megane sedan ve kangoo modellerini fiyat değişikliği olmadan satın alabilecek.

Renault mais genel müdürü ibrahim aybar konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 16 Mart 2009′da başlayan ve 3 ay süren ÖTV indiriminin sektöre ve ekonomiye ciddi katkısı olduğunu hatırlattı.
Şimdi yeni bir 3,5 aylık dönem başladığını belirten aybar şunları kaydetti.

30 Eylül’e kadar sürecek olan bu dönemde, 1600cc altı binek araçlarda yüzde 18′e düşmüş olan ÖTV 9 puan kadar arttı. Şimdi bu yeni dönemi en iyi şekilde yönetmemiz gerekiyor. Markalar değişik kampanyalarla bunu değerlendirileceklerdir. Yaz döneminin kendine has durgunluğunun yanı sıra ÖTV oranlarının yükselmesinin geçen dönem kadar cazip şartları yaşatmayacak olsa da yine de sektöre bir miktar avantaj sağlayacağını düşünüyorum.

VOLKSWAGEN DE FİYATLARI SABİTLEDİ

Doğuş otomotiv VW binek araç da ÖTV oranlarının yükseltilmesine rağmen fiyatlarını sabitledi.
VW binek araç 15 Mart–15 haziran tarihleri arasında geçerli olan ancak artırılan ÖTV oranlarına rağmen tüm modellerindeki anahtar teslim fiyatlarını 24 Haziran’a kadar sabit tutacak.

VW binek araç uygulamayı 1600cc üzerindeki ve altındaki tüm motor seçeneklerine sahip modellerine yansıtıyor. Kampanya süresince polo’da 2 bin 500 lira, golf’de 4 bin 150 lira, jetta’da 5 bin 700 lira, touran’da 5 bin 500 lira ve passat’ta da 6 bin 150 liraya varan indirimlerle tüketicilere sunuluyor. Kampanya kapsamında ayrıca euro ile satışı gerçekleştirilen modeller de sabit fiyatla müşterilere sunulacak.

TİCARİ ARAÇLARDA FIAT VE FORD İNDİRİME DEVAM EDİYOR

Fiat marka direktörü okan baş fiat markası olarak 15 Mart-15 haziran arası dönemini etkili ve verimli biçimde geçirdiklerini kriz döneminde ÖTV indirimiyle oluşan yoğun talep karşısında 2008 yılından bu yana doğru stok yönetimi hızlı üretim ve esnek lojistik planlaması yaparak hareket ettiklerini söyledi.

16 Haziran-30 Eylül döneminde de fiat markalı binek ve ticari modelleri için çeşitli satın alma kolaylıkları ve yeni ÖTV indirimlerine ek olarak ekstra avantajlar sunmayı sürdüreceklerini belirten baş 2. ÖTV indirimi döneminde fiat fiorino ve fiat doblo’yu tüketicilerle buluşturmak için ÖTV indirimlerine ek özel avantajlar sunmaya devam edeceklerini bildirdi.

Fiat ticari araçlar artan ÖTV farkını karşıladığı yeni bir kampanya başlattı. Fiat ticari araçlar, fiat fiorino ve fiat doblo için artan yüzde 2′lik ÖTV farkını karşılayacak. Aynen devam sloganıyla 30 hazirana kadar sürecek olan kampanya ile fiat fiorino ve fiat doblo modellerine mayıs ayı avantajları ile sahip olma imkanı tanınıyor.

Ford otosan ise transit kombi ve kombivan hariç ticari modellerinde 1-15 haziran 2009 tarihleri arasında geçerli olan fiyat listelerini aynen uygulamaya devam ediyor. Ford otosan kuzey amerika ihraç edilen ilk Türk yapımı araç olan yeni transit connect’lerde de ÖTV artışlarını karşılayacak.

Ford otosan pazarlama müdürü serhan turfan konuya ilişkin değerlendirmesinde tüketicilerine ÖTV indiriminin ilk halindeki avantajı sunmaya devam ettiklerini ay başındaki fiyat listelerini koruyarak tüketicilere ve pazarı desteklemeyi sürdürdüklerini kaydetti.

Yorumlar

ADR’de asıl tehlike eğitim ve denetleme eksikliğinde

Karayolu ile taşınması olan evden eve nakliyat hakkındaki yönetmeliğinin hayata geçirilmesine az bir süre kala ki en azından temennim bu sürenin de uzatılmaması önemli konulardan biri de karayolunda evden eve nakliyat taşımacılığına ilişkin eğitim süreci.

Her şeyin başı nasıl sağlıksa, evden eve nakliyat özellikle de ülkemiz EVDEN EVE NAKLİYAT sektörü için her şeyin başı eğitim. Bunu her seferinde dile getirmeye çalışıyorum ve devamı da gelecek. Çünkü lojistik sektörü geçmişten günümüze o kadar başıboş, eğitimsiz bırakılmışki bunun artık tersine çevrilmesi ivedi bir şekilde gerekli.

Özellikle de konu karayolu tehlikeli madde taşımacılığı ise madem karayolu tehlikeli madde taşımacığı için yepyeni bir adım atmaya çalışıyoruz, bu adımın başından itibaren kararlı ve düzgün bir şekilde atılmasını sağlayalım. Ve öncelikle eğitime sonrasında denetlemelere özen gösterelim.

Önce eğitim dedik. ADR söz konusu olduğunda ilgili eğitimlerin nasıl olması gerektiği zaten ADR sözleşmesinin eklerinde belirtilmiş durumda. Fakat Türkiye açısından sorun, bu eğitimlerin Türkiye’de nasıl işlerlik kazanacağı.

Evden eve nakliyat sürücülerini kim eğitecek, güvenlik danışmanları nasıl eğitilecek, kimler güvenlik danışmanı olabilecek eğitimcinin eğitimi nasıl sağlanacak gibi çok ciddi konularda tam bir netlik yok ve kamuoyu bilgisiz. Halbuki daha yönetmelik devreye girmeden bu tür konuların çoktan halledilmiş olması gerekiyordu kanımca. Umuyorum ki bakanlığımız bu konudaki adımlarını hızlandıracaktır.

Şimdi eğitim meselesinin hemen akabinde üzerinde durulması gereken bir konu ise, denetlemelerin ne şekilde yapılacağıdır. Ülkemizde sadece evden eve nakliyat sektörü için değil diğer birçok noktada da geçerli olan şey denetimsizliktir. Yani önemli olan belli bazı kuralları kanunlar, yönetmelikler vs. ile sağlamak değildir.

Bu kuralların düzgün uygulanıp uygulanmadığının da denetlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle ADR ile ilgili düzenlemeler yapılırken denetlemelerin ne şekilde yapılacağı, yapılması gerektiği gibi konulara da öncelik verilmesi gerekmektedir.

Evet karayolundaki evden eve nakliyat taşımacılığı söz konusu olduğunda üzerinde durulması gereken en önemli iki konu üzerinde durmak istedim. Çünkü öncelikle eğitim sonra denetleme konuları evden eve nakliyat taşımacılığının temeli niteliğindedir. Diğer konular bu iki konu üzerine inşa edilmek zorundadır. Böyle olmadığı takdirde biz ADR kurallarını oluşturduk deriz, AB tamam der, fakat tehlikeli madde kazaları olmaya devam eder.

Yorumlar

Avrupa liderliğini modal tercihte arıyor

Daha fazla modal tercihe sahip olmayı ve yeni pazar segmentleri yaratmayı strateji edinen kombiverkehr geçen yıl Türkiye’ye yeni bir tren seferi başlatmıştı.

Firmanın yenilikçi bir konteyner kullanımına dayanan, demiryolunda ısıya duyarlı maddelerin taşınmasını ve mal kontrollünü sağlayan servisi de bulunuyor.

Arayışlarını sürdüren firma, modal ağırlık noktasını demiryolundan yana kaydırdı.

Kombiverkehr KG (Frankfurt), yeni hizmetler, innovativ ürünler, ulusötesi ittifaklar ve operasyonlarını demiryoluna kaydırarak Avrupa liderliği konumunu güçlendireceğine inanıyor.

Kombiverkehr genel müdürleri robert breuhahn ve armin riedl özellikle, zamanla ulaşıma olan talepte genel bir düşüş görüldüğü için, son yıllarda oluşturduğumuz avrupa şebekesinin anlamı müşterilerimize saf karayolu taşımacılığı için yeni bir alternatif sunmamızı gerekli kılıyor. Bu yüzden çalışan tren ağ etkinliğini korumak için her şeyi yapacağız.

Yorumlar

Dorakın temsa yatırımı sürüyor

Temsa Global Adana tesislerinde üretimini gerçekleştirdiği modern tasarımlı otobüsleri ile alanında öncü firmaların filolarını genişletmeye devam ediyor. Temsa global en son filo müşterilerinden dorak turizme Adana’da bulunan fabrikasında 23 Haziran tarihinde 17 adet daha safir teslimatı gerçekleştirdi.

Dorak Turizm’e düşük işletme maliyeti, güvenlik ve konfor gibi ayrıcalıklar sunacak olan safir markalı otobüsler firmanın müşteri kitlesi olan turistlerin tatil keyfini taçlandıracak.

Gerçekleşen teslimat töreninde bu satın alma ile birlikte filo araç sayılarını 60’a çıkardıklarını daha da önemlisi bu araçların neredeyse tamamının temsa markası olduğunu belirten dorak turizm sirket ortağı kaplan tan uzun yıllardır iş ortağımız olan temsa globale ürünlerine ve hizmetlerine güveniyoruz.

Hizmetlerimizde temsa markalı araçları ekonomik oldukları, düşük işletme maliyetleri yüksek güvenlik donanımları ve konforu gibi özellikler dolayısıyla tercih ediyoruz. Tan ayrıca temsa global satış sonrasında da müşterisinin yanında olan bir üretici firmadır.

Servis memnuniyetimiz alım kararımızda önemli bir unsur olmuştur. Bizim sektörümüzde kalite çok önemlidir. Koşulsuz müşteri memnuniyetini sağlamak adına kullandığımız araçların teknolojik güvenli ve konforlu olmaları şart. Misafirlerimizin ülkemizi ziyaretlerinde sorun yaşamalarını istemeyiz.

Bu yüzden temsa globalin gücüne duyduğumuz güvenle bu hizmeti yıllardır olduğu gibi kusursuz gerçekleştirmeye temsa markalı otobüsler sayesinde sürdüreceğiz şeklinde konuştu.

Temsa o tobüs, midibüs satış müdürü murat anıl ise turizm sektöründe 35 yılı aşkın süredir başarılara imza atan dorak turizmin iş ortağı olmaktan gurur duyduklarını belirtirken 2009 yılı turizm sektörü açısından başarılı geçiyor. Bu yılın yatırımlarını isabetli yapanların yılı olacağına inanıyoruz. Yatırımcılarına uzun yıllar maksimum fayda sağlayan safir otobüslerinin dorak turizme hayırlı olmasını diliyorum dedi.

Şehirlerarası yolcu taşımacılığı ve turistik geziler için üretilen Safir, güçlü motoru, titreşimi azaltan körüklü ve bağımsız süspansiyon sistemi ile rahat ve sarsıntısız yolculuk imkanı sunuyor. Kabin içi standart DVD yayın olanağı ve mobil telefonlardan etkilenmeyen ABS fren sistemiyle Safir yolculukların zevkli geçmesi için gereken her türlü donanımı barındırıyor. Temsa safir az yakıt tüketimi ve yüksek konforuyla turizm taşımacılarının her türlü ihtiyacına cevap veriyor.

Yorumlar

Dizel motorlu kamyon 85 yaşında

İlk evden eve nakliyat kamyonu 1896 yılında alman daimler firması tarafından geliştirilmişti. Yük taşımak amacıyla geliştirilen bu taşıtı 1906 yılında fransız berliet takip etti. Evden eve nakliyat kamyonlarının üretimi hızla yayılıyordu ancak bunların çoğu benzinle diğerleri ise buharla çalışıyordu.

Oysa man ve benzin ilk dizel motorlu evden eve nakliyat kamyonu üzerindeki yoğun çalışmaları 1923 yılında sonuçlanmak üzereydi. Benz 1923 yılında 5 tonluk 50 HP gücündeki ilk evden eve nakliyat kamyonu üretti. man ise daha büyük bir hamle yaparak 1924 yılında dünyanın ilk dizel motorlu evden eve nakliyat kamyonunu seri üretime geçirdi.

MAN’ın zincir tahrikli dizel motorlu evden eve nakliyat kamyonu 1924 yılının mart ayında augburg ile nürnberg arasındaki 155 km’lik yolda ortalama 21.5 lt/100 km yakıt tüketti. Bu deneme testi sonrası dizel motorun araçlarda ekonomi sağladığı açıkça ortaya çıktı.

Dizel motorlu evden eve nakliyat araçları gümrükten de muaf olduğu için hızla yayılırken bu sefer benz yani M-B 1927 yılında dünyanın ilk 6 silindirli dizel motorlu kamyonunun seri üretimine başladı. İsveçli saurer geliştirdiği dizel motora turbo ekledi ve evden eve nakliyat kamyonları 1938 yılında ilk kez turbo dizel motorlarla tanıştı.

Dizel motorlu evden eve nakliyat kamyonları için ön plana çıkmıştı ancak turbonun da etkisiyle daha fazla ısınan ve genleşen gazlar daha fazla hacim kaplamaya başlıyordu. Bunun için 1944 yılında klöckner humboldt deutz AG (KHD) firması magirus deutz’larda kullanılmak üzere ara soğutucu yani intercooler sistemini geliştirdi.

Daimler’in 1954 yılında geliştirdiği üstten kamlı OHC tipi supap sistemi sayesinde yakıt masrafları biraz daha azalmıştı. 1950′lerde avrupalı evden eve nakliyat kamyonu üreticilerinin neredeyse tamamı dizel motorlu araç üretirken Amerikalı üreticilerden başta ford, chevrolet ve GMC olmak üzere çoğu benzinli motora sahipti.

Ancak mack farklı dizel motorlar sunuyordu ve bunların bir kısmı kendisine aitken mummins marka makineler de bulunuyordu.

Dizel motor teknolojisinde amerikalı üreticiler avrupalıların gerisindeydi, japonlardaysa ise hino, toyota, ısuzu, mitsubishi ve nissan-diesel ile hızla yeni model ve motor geliştirseler de yetişmeleri biraz zaman alacaktı. BMC TM 140 modeliyle Türkiye’nin ilk dizel motorlu evden eve nakliyat kamyonunu 1976 yılında üretti.

Hollandalı DAF’ın 1985 yılında geliştirdiği ATI advanced turbo ıntercooling) teknolojisi sayesinde yakıt tüketimi düşen araçlarda egzoz emisyonlarında ciddi azalmalar sağlandı. Ancak daha az yakıt tüketmek için doğu alman IFA markası ürettiği kamyonları için common railin atası sayılabilecek yakıt püskürme sistemine sahip bir dizel motor kullanmaya başladı.

Evden eve nakliyat Kamyonlarında düşük emisyon oranlarını ve düşük yakıt tüketimini temsil eden euro standartlarını 1991 yılında ilk kez scania üretmeye başladı.

Ardından özellikle endüstriyel motorlarda kullanılan pompa enjektör sistemi volvo ile evden eve nakliyat kamyonlarında kullanılmaya başladı. 1400 bar püskürtme basınçlı common rail motoru renault VI ilk kez 1999′da kullanırken 3 yıl sonrada man ikinci nesil yüksek basınçlı (1600 bar) yakıt sistemini kullanmaya başladı.

Ardından 1999 yılında scania ile renault VI Euro 3, mercedes-benz EGR’li ve partikül filtreli Euro 4 standartlarına uygun motorlara sahip kamyonlar üretmeye başladı. Iveco euro 5 normlarına uygun motoruyla emisyon standartlarını minimuma indirdi.

2009 yılında volvo 700 HP’lik güce sahip FH 16 ile dünyanın en güçlü aracını üretti. Rudolf dizelin geliştirdiği dizel motor, motorlu kara taşıtları arasına ilk kez evden eve nakliyat kamyonlarında kullandı.

Yorumlar

Türkiye’de otomotiv üretimi artıyor

Motorlu taşıt üretiminde dünya genelinde düşüş yaşanırken Türkiye’de ise artış oldu. Otomotiv sektöründe her geçen yıl büyüyen Türkiye, geçen yıl ürettiği 1 milyon 147 bin 110 araç ile dünya genelinde 15. sırada yer aldı. Uluslararası motorlu taşıt üreticileri derneğin’nin (OICA) verilerine göre 2008′de dünya motorlu taşıt aracı üretimi 2007′ye göre yüzde 3.7 oranında azaldı.

2007′de dünya genelinde toplam 73 milyon 101 bin motorlu taşıt üretilirken, bu rakam 2008′de 70 milyon 526 bin 531′e düştü. Bu araçların 52 milyon 637 binini otomobiller, 13 milyon 596 binini hafif ticari araçlar 3 milyon 589 binini ağır ticari araçlar geri kalan 702 bin adedini ise otobüsler oluşturdu.

Motorlu taşıt üretiminde dünya genelinde düşüş yaşanırken Türkiye’de ise artış oldu. 1950′li yıllarda ordu için cip ve kamyon montajı ile sektörde yerini alan Türkiye geçen yıl ürettiği araç sayısı ile dünya genelinde bir basamak yükselerek 15′inci sırada yer aldı. Türkiye 2008′de tüm dünyada üretilen araçların yüzde 1.6′lık payına sahip oldu. Bir başka ifadeyle dünyada üretilen bin araçtan 16’sı Türkiye’de üretildi.

Yorumlar

Kaptan şoförlere müjdeli haber

Türkiye genelinde 2 bin 100’ün üzerinde evden eve nakliyat kaptanını bünyesinde barındıran temsa kaptanlar kulübü üye kaptanların sosyal hayatlarını zenginleştirmek, kendilerine özel indirim, kampanya ve fırsatlardan yararlandırmak amacıyla alanında lider firmalarla işbirliğine devam ediyor. Evden eve nakliyat kaptanların sağlıktan gıdaya, giyimden eğitime, elektronikten servis ve yedek parçaya tüm alışverişlerini indirimli yapabilmeleri için çeşitli firmalarla işbirliği yapan kaptanlar kulübü firma sayısını 50’ye çıkardı. Yılbaşından bu yana birçok farklı firmayla gerçekleştirdiği anlaşmalarla anlaşmalı firma sayısını üçe katlayan kaptanlar kulübü, üye kaptanlarına yüzde 50’lere varan indirim avantajı sağlıyor.

Konuyla ilgili olarak özel fırsatlardan yararlanabilmeleri için tüm evden eve nakliyat kaptanlarını kaptanlar Kulübü’ne üye olmaya davet eden temsa kaptanlar kulübü Koordinatörü ekrem özcan kaptanlar kulübü’nün anlaşmalı firma sayısının her geçen gün arttığını ve kaptan şoförlerin ihtiyaçlarına en uygun firmalarla anlaşma yapmak için görüşmeleri sürdürdüklerini belirtti. Özcan temsa kaptanlar kulübü olarak aracın model ve markasına bakmazsızın üye olan tüm kaptanlarımızın bu imkanlardan faydalanması için çalışmaktayız. Anlaşmalı firmalarımızın da 2000in üzerinde üyesi bulunan, sektörümüzün kıymetli emektarlarından oluşan kulübümüze ve üyelerine olan ilgisi de muazzam açıklamasını yaptı.

Evden eve nakliyat kaptanlarına özel fırsatlar gün geçtikçe artıyor

Evden eve nakliyat sektörünün mihenk taşlarının aynı çatı altında toplandığı kaptanlar kulübü’nde kaptanlara özel fırsatlar gün geçtikçe artıyor.

Kaptanlar kulübü üyesi ve 2008 yılın kaptan şoförü sakarya VİP’ten murat kaplan, kulüp kartıyla birçok firmadan kendilerine özel indirim alabiliyor olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek kaptanlar kulübüne üye olarak biz evden eve nakliyat kaptanlarına özel ayrıcalıklı bir dünyanın kapıları açılmış oldu. Üzerinde adımın soyadının olduğu, çok sevdiğim mesleğime ait Kulüp kartımı taşımaktan ve 50 firmada kullanabiliyor olmaktan gurur duyuyorum. Temsa globale ve temsa kaptanlar kulübü yöneticilerine çok teşekkürler.

Kaptanlar kulübü’nün sağlık sektöründeki anlaşmalı firmalarından medical park kulüp üyelerine yüzde 15 indirimli sağlık hizmeti sunuyor. Medical park kurumsal pazarlama uzmanı tuğrul aksoy anlaşmaya ilişkin sektör ve otobüs kaptanları açısından önemi büyük olan kaptanlar kulübü’nün anlaşmalı firması olmaktan mutluluk duyduklarını belirterek seferleri süresince binlerce insanın sorumluluğunu üzerinde taşıyan evden eve nakliyat kaptanlarımızın sağlığı bizim açımızdan çok önemli. Onlara en iyi hizmeti sunmaktan mutluluk duyuyoruz.

Yorumlar

Kamyonlar hastanede iyileşiyor

Renault trucks türkiye satış sonrası direktörü adil demir sağlıklı bir kamyonun hem kullanıcısına hem de ülke ekonomisine katkı sağlayacağını söyledi.

Demir, türkiye’nin ilk kamyon hastanesinin açılış törenine katılmak üzere geldiği Adana’da, yaptığı açıklamada kamyon hastanesi projesiyle kullanıcıların uygun fiyatlarla kamyonlarındaki sorunlarını tespit ederek önlem almalarını sağlamayı amaçladıklarını kaydetti.

Projenin uzun süren hazırlık sürecinden sonra hayata geçirildiğini ifade eden demir şöyle konuştu.

İnsanlar hastalandığında nasıl hastaneye gidiyor ve uzman doktorlara tedavi oluyorlarsa, kamyonlara da bu hassasiyetin gösterilmesi gerekir. Çünkü nakliyeciler tüm kazançlarını araçlarından sağlıyorlar. Bizde bu gerçekten yola çıkarak, kamyon tedavisinde yeni bir yöntem geliştirdik. Eskiden ustalar motorun sesini dinleyip kendince bir teşhis koymaya çalışırdı. Şimdi kamyonlarda elektronik anlamda nerelerinde nelerin aksadığını görme şansımız var. Kamyonun mazot harcamasından, şoförün aracı kullanma alışkanlıklarına, frene kaç kere bastığına kadar her şeyi öğrenebiliyoruz.

Teknoloji sayesinde araçta kapalı kutuda bulunan motor, şanzıman ve diferansiyel hakkında da veriler elde edilebildiğini belirten demir nasıl ki hastaneye gittiğiniz zaman kan tahlili olmadan bir şey yapılmıyorsa bunun da bizdeki karşılığı kullanılmış yağ analizi. Kamyonun motorundan, diferansiyelinden, şanzımanından yağ alarak analiz yaparak, motoru açmadan alınması gereken önlemleri tespit ediyor ve kullanıcıları binlerce lira masraftan kurtarıyoruz. Dolayısıyla kaza faktörünü de engelliyoruz bilgisini verdi.

Kamyon hastanesinde kamyonun 54 ayrı noktasının kontrol edilerek teşhis yapıldığını belirten demir kamyonun sağlıklı bir yaşam sürmesi hem kullanıcısına hem de ülke ekonomisine katkı sağlar. Bunun için tüm noktaları büyük bir incelikle gözden geçiriyoruz diye konuştu.

Bebek gibi ilgi

Demir evden eve nakliyat şöförlerin kamyonlarına bir bebek gibi baktıklarını belirterek, fabrika çıkışında verilen sertifikayla, aracın geçirdiği tamirleri takip ettiklerini ifade etti.

Müşteri memnuniyetini ön planda tuttuklarının altını çizen demir şunları söyledi:

Bir bebek gibi ilgilendiğimiz kamyonların tamir edildiği atölye sahasında tüm işlemler büyük bir hassasiyetle yürütülüyor. Ayrıca, müşterilere verdiğimiz kullanıcı adı ve şifresi ile de internet üzerinden araçlarının ne durumda olduğunun takip edilebilmesi sağlanıyor.

Evden eve nakliyat hizmet sektörü

Demir dünyada yaşanan küresel mali krizden tüm sektörlerin etkilendiğini belirterek krizin ulusal ve uluslararası evden eve nakliyat dağılımında da düşüşlere neden olduğunu ifade etti.

Evden eve nakliyat sektörünün bütün sektörlerden etkilenen ve etkileyen bir konumda olduğuna dikkati çeken demir şöyle devam etti:

Evden eve nakliyat ile tüm sektörler birbirine bağlı. Örneğin otomobildeki ÖTV indirimi sayesinde satışlar arttı. Bu sektörün canlanması, bizim sektörü de canlandırıyor. Teslim edilecek araçların evden eve nakliyat taşıması yapan kamyonlar yapıyor. Sonuçta hangi sektör olursa olsun çoğunu evden eve nakliyat kamyonları taşıyor.

Yorumlar

Otomotivci demiryoluna çalışacak

Küresel ekonomik krizi fırsata çevirmek isteyen Taşıt Araçları Yan Sanayiciler Derneği (TAYSAD) otomotiv endüstrisiyle raylı sistemler arasında koordine sağlayarak iki sektörün birlikte neler yapabileceğini masaya yatırdı. TAYSAD Başkanı Ömer Burhanoğlu raylı sistemler ile otomotiv endüstrisinin yan sanayide birçok ortak noktası bulunduğunu ve imalatta, kalitede, proje ve tasarım kabiliyetinde birlikte çalışmalarının tüm taraflara kazan kazan imkanı sağlayacağını vurguladı.

Otomotiv endüstrisinin küresel krizden en az şekilde etkilenmesi için arayışlarını sürdüren TAYSAD, birçok ortak noktası bulunduğu raylı sistemler endüstrisiyle işbirliğine gidiyor. Bu nedenle ‘Raylı Sistem Taşıma Araçları Konferansı’ düzenleyen TAYSAD, Raylı Ulaşım Sistemleri Derneği (RAYDER), TC Devlet Demiryolları (TCDD), TÜLOMSAŞ, TUVASAŞ ve İstanbul Ulaşım AŞ yöneticileri ile üyelerini bir araya getirdi.

TAYSAD Başkanı Ömer Burhanoğlu, otomotiv yan sanayinin yakaladığı başarıları diğer sanayi gruplarıyla da paylaşarak birlikte önemli projelere imza atmak istediklerini söyleyerek, bundan sonra havacılık ve denizcilik sektörleriyle de nasıl bir işbirliği içerisine girebileceklerinin arayışları içerisinde olacaklarını aktardı.

Demiryolunda gidecek çok yol var

TAYSAD Başkanı Ömer Burhanoğlu bu krizde gördük ki tek bölgeye ihracat yapmak yeterli değil. İç pazar yeni pazar çeşitlemeleri de önemli. Sadece bunlarla da kalmayıp raylı sistemler, havacılık, denizcilik, evden eve nakliyat sektörleriyle de işbirliğine gireceğiz. Bu sektörlerle de birlikte çalışarak kazan kazan sistemini oluşturacağız. Raylı sistemlerde yıllık 1.5 milyar dolarlık satın alma potansiyeli var.

Ülkemizde demiryolu sistemi taşımacılıkta yüzde 3 kullanılırken bu Avrupa’da yüzde 15, Rusya’da yüzde 44. Dolayısıyla bu alanda gidilecek çok yolumuz var. Hepimiz gözümüzü kulağımızı açalım, otomotiv yan sanayi ile raylı sistemlerin potansiyelini bir araya getirip güçlü bir sinerji yaratalım” diye konuştu.

Yan sanayi raylı sistemlerden pay alabilir

Konferansta konuşan RAYDER Başkanı Teoman Süer ise karayolu taşımacılığında tıkanma başladığını ve daha ucuz ve güvenli, aynı zamanda çevre dostu olan demiryolu taşımacılığına bir yönelme olduğunu söyledi. Bu nedenle raylı sistemlere yatırımların artacağını ve yaratılacak taleple birlikte otomotiv yan sanayinin de bundan daha fazla pay alması gerektiğinin altını çizdi.

Süer Türkiye’de ikinci bir araç sanayinin yaratılması için proaktif yol izleyip onu desteklememiz lazım. Dünya kalitesi ve kriterlerinde bir raylı sistem sanayi geliştirip uluslar arası pazarlarda rekabet edebilmeliyiz. Bunun için Türkiye’nin yeterli teknoloji kabiliyetinin olduğuna inanıyorum. Raylı sistem araç sanayinin de böyle potansiyeli vardır. Otomotiv sanayi için de destekleyici yeni bir sanayi olabiliriz dedi.

TCDD’den 19.5 milyar dolarlık yatırım

TCDD Genel Müdür Yardımcısı Veysi Kurt da konferansta yaptığı konuşmada kurumunun 10 yıllık yatırım planlarını anlattı ve “8 bin kilometrelik hattın yol bakım, onarım, araç filo yenileme, sinyalizasyon gibi yatırımları için 10 yıllık süreçte 19.50 milyar dolarlık bir yatırım söz konusu olacak. Biz yerli sanayi ile işbirliği yaparak yatırımlarımızı sürdürmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

RAYDER Genel Sekreteri Ahmet Gök, TÜLOMSAŞ Genel Müdürü Hayri Avcı, TUVASAŞ AR-GE Daire Başkanı Nuri Sezer ve İstanbul Ulaşım AŞ Genel Müdürü Ömer Yıldız’ın da konuşmacı olarak katıldığı konferansta bu kurumların faaliyetleri anlatılarak TAYSAD ile işbirliğine hazır oldukları vurgulandı. Ayrıca birçok ildeki raylı sistem çalışmalarını hatırlatan konuşmacılar buralardaki yatırımların ve ihtiyaçların büyüklüğüne de değindiler.

Konferanstan notlar:

2003 yılından itibaren demiryollarında yeniden yapılanma gündeme gelerek 2023 yılına kadar 5 bin 150 raylı sistem aracına ihtiyaç var.

Raylı sistemlerin sağlıklı gelişimi için kent raylı ulaşım sistemi genel müdürlüğü kurulmalı.

Sektörlerarası işbirliğine gidilerek TAYSAD kolaylıkla her türlü metro ve tramvay araçlarının parça üretimine geçebilir.

TÜLOMSAŞ istanbul ulaşım AŞ ve özel sektör firmaları müşterek hareket ederek kaliteli üretim yapabilir.

Raylı sistemler için en az iki üretici fabrikaya daha ihtiyaç var. Bu nedenle dünya firmalarının gözü Türkiye’de.

TAYSAD ile demiryolu ve raylı sistemlerin işbirliğinin gerçekleşmesi halinde otomotiv yan sanayinin bu alanda da üretim yaparak önemli bir sanayi kolunun daha gelişmesi sağlanabilecek.

Yorumlar

« Önceki Yazılar