Temmuz, 2009 için Arşiv

Volkswagen zarar açıkladı

Satışları bakımından Avrupa’nın en büyük şirketi olan Wolfsburg merkezli VW, küresel ekonomik durgunluğun araç satışlarını olumsuz etkilemesi yüzünden bu yılın ilk yarısında karının, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 81 azalarak, 494 milyon avro olduğunu açıkladı.

Audi, VW, Seat ve Skoda gibi markaları bünyesinde bulunduran şirket, geçen yılın ilk yarısında 2,5 milyar avro kar etmişti.

Şirketin, geçen yıl 56,5 milyar avro olan Ocak-Haziran dönemi satışları ise bu yıl aynı dönemde yüzde 9,4 azalışla 51,2 milyar avro oldu.

VW, karının önceki yıllar seviyesine ulaşmasını beklemediğini, bu yıl satış gelirlerinin, yeniden finans maliyetlerinin yükselmesinin yanı sıra yeni araçlara olan talebin düşmesi yüzünden geçen yıla oranla düşük kalacağını belirtti.

Bu arada, Japon otomotiv şirketi Mazda, Nisan-Haziran döneminde 226 milyon dolar zarar etti.

Japonya’nın beşinci büyük otomotiv şirketi Mazda, küresel ekonomik durgunluğun araç satışlarına talebi düşürmesi ve güçlü Japon yeni yüzünden Nisan-Haziran döneminde 226 milyon dolar zarar ettiğini açıkladı. Şirket, geçen yıl aynı dönemde 157 milyon dolar kar etmişti.

Mazda sözcüsü Ken Haruki, ”Çin hariç, Japonya ve Kuzey Amerika gibi önemli pazarlarımızda gerileyen talep yüzünden satışlarımız düştü. Küresel araç talebinde hızlı düzelme beklemiyoruz” dedi.

Şirketin aynı dönemde satışları da yüzde 44,5 düşüşle 4,5 milyar dolar oldu.

Şirket, Mart 2010′da sona erecek mali yılda 526 milyon dolar zarar etmeyi, satışlarının da yüzde 19,9 azalarak 21 milyar dolara gerilemesini bekliyor.

Yorumlar

Otomotivciler yeni destek istiyor

Daha önce de belirtmiştim. Otomotiv için sancılı bir döneme daha giriyoruz. Ramazan ayı ile birlikte büyük bir durgunluğun beklendiği sektörde bayram sonrasında da ÖTV indirim süreci doluyor. İşte bu konuyla ilgili olarak renault mais satış ve şebeke müdürü merih tüzün ile 1 ve 2. ÖTV dönemini değerlendirdik. 15 mart-15 haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen 1. ÖTV indiriminin sektörü büyük faydası olduğunu belirten tüzün bu süreç sektör için çok faydalı oldu. Olmasaydı hepimiz için çok kötü olurdu.

Bu sayede sektör toparlandı ve yüzde 4 büyüme sağladık. Devlet de, biz de tüketici de kazandı. Bazı spekülasyonlar çıktı ama biz Renault olarak bunlardan uzak kaldık. Fiyat artışları da oldu onu da yansıtmadık.

2. ÖTV dönemini de değerlendiren merih tüzün ÖTV indirimindeki oran artışının pazarda yarı yarıya bir düşüşe neden olduğunu belirtirken  sonuçta buna da şükür dediklerini belirtiyor. 1 ve 2. ÖTV dönemini kıyaslayan tüzün çıkan spekülasyonların bu artışta etkili olabileceğini söylerken merkezi otoriteler kendi gelirlerinden otomotive doğru kaymalar olduğunu düşünüyor. Buna katılmıyorum” diyor.

ÖTV indirim sürecinde morallendiklerini belirten tüzün devlet desteği olmadan otomotiv sektörünün toparlanması zor mu? sorusuna ise en azından yıl sonuna kadar bu önlemlerin devam etmesi lazım yanıtını veriyor. Avrupa ülkelerinden örnekler veren tüzün önümüzü görebilmemiz için üçer aylık önemler değil daha uzun tedbirlerin alınması gerektiğini belirtiyor.

Avrupa’da devlet desteğinin fransa’da bin euro’luk bir indirimle başladığını söyleyen tüzün bu desteğin almanya’da 2.500 euro’lara kadar çıktığını söylüyor. Hemen hemen tüm batı ülkelerinde hurda indiriminin de ciddi şekilde gündeme geldiğini söyleyen merih tüzün hurda ise ciddi bir çevri duyarlılığı.

Türkiye de bu kervana katılmalı epey yaşlı otomobiller var. Onları bir an önce yeni jenerasyon ve çevreye dost motorlarla değişmesi lazım. Hurda indirimi hem ekonomik canlanma hem de çevreyi korumak- kollamak açısından şart. İlgili bakanlıklar çalışmalar yapıyorlardır. Batı bütün bu desteği bu şartlar için veriyor.

Ramazan ve bayram süreci içinrde satışların ciddi şekilde düşeceğini belirten Tüzün ÖTV’nin sonlarında doğru pazarın hareketleneceğini belirtiyor. Yılın desteklerle kapatılması lazım ve tüzün son üç ay için de bir önlem alınmasının gerektiğini belirtiyor. Yapılmazsa yanlış olur diyen tüzün ağırlıklı olarak hurda indirimi üzerinde durulması gerektiğinin altını çiziyor.

Yorumlar

Ağır vasıtada ithal pazar yerlinin karşısında geriledi

Küresel olarak devam eden olumsuz ekonomik şartlar ticareti ve inşaat madencilik gibi Türkiye’yi ayakta tutan dinamik sektörleri etkilerken bu sektörlere üretim yapan ağır vasıta sanayisi de daraldı. Geçen yıl ocak, haziran döneminde 16 ton üzeri ağır ticari araç pazarı yaklaşık 11 bin adet satışla kapanmıştı. Bu yıl aynı dönemde ağır ticari araç pazarı yaklaşık olarak 5 bin adet satışa geriledi. Yerli ağır vasıta pazarında yüzde 55 daralma yaşanırken ithal pazarda daralma daha fazla.

Scania, krone ve meiller genel müdürü tolga senyücel ithal pazarın 2009 ocak, haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre  yüzde 66 oranında daraldığını belirterek bu ithal araçların yerli araçlar karşısında gerileme gösterdiği anlamına geliyor. Döviz fiyatlarının artmasının bunda büyük etkisi oldu. Geçmişte yaşanan krizlerde de bu böyleydi . Scania’ya baktığımızdaysa geçen sene haziran sonu itibariyle 1124 adet satmıştık. Bu sene 410 adede düştük. Yerli araçlardan kaynaklanan bir gerileme oldu bu” diye konuştu.

Taşımacılık sektörü kabuk değiştiriyor

Senyücel kamyon ve çekici oranlarına bakıldığında ise önceki yıllarda kamyon satışlarının çekici satışlarının çok önünde seyrettiğini belirterek toplam pazarın yüzde 30’u çekici yüzde 70’i kamyondan oluşuyordu. Son 3 yıldır satışlarda çekici lehine bir atış var.

Geçtiğimiz yıl yüzde 53’ü çekici yüzde 57’si kamyondan oluşmuştu. Bu senenin ilk 6 ayında yüzde 49 çekici yüzde 51 kamyon olarak gerçekleşti. Bu da Türkiye’de taşımacılık sektörünün gerçekten kabuk değiştirdiğinin olumsuz ekonomiye rağmen herkesin geleceğe yönelik çaba gösterdiğinin işaretidir.

Yorumlar

Galeri Plus hizmet noktası 5 oldu

Temsa Global markaları arasında yer alan galeri plus yurt içi yapılanması kapsamında hizmet ağını genişletme çalışmalarına devam ediyor. Temmuz ayı içerisinde 2 yetkili satıcısını hizmete açan galeri plus yeni yetkili satıcıları ile galeri plus maroto ve galeri plus Karahallılar ikinci el araç pazarlarına kurumsal soluk getirecek.

1 ay gibi kısa bir sürede 2 açılış gerçekleştirerek yetkili satıcı sayısını 5’e çıkaran galeri plus Türkiye 2’inci el ticari araç pazarının kurumsal markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Galeri plus hizmet ağını hızla genişletiyor. Galeri plus maroto istanbul rami açık oto pazarında 5 Temmuz Pazar günü hizmete girerken galeri plus Karahallılar ise balıkesir’de 24 temmuz cuma günü açıldı. 2’inci el ticari araç pazarında alım-satım hizmetlerine getirdiği yeniliklerle araç sahiplerinin hayatını kolaylaştıran galeri plus bu bölgelerde de büyüyen bir güç olmayı hedefliyor.

Yorumlar

Suriye refakat ücreti almayacak

Gürcistana yönelik ihracat taşımalarından alınan 300 dolarlık ek ücret de artık alınmayacak. Devlet bakanı zafer çağlayan 23-24 temmuz 2009 tarihlerinde istanbul’da gerçekleştirilen toplantıda suriye ekonomi ve ticaret bakanı amer husni lütfi ile görüştüğünü belirterek suriye’nin önceki gün itibarıyla refakat ücreti uygulamasına son verdiğini bildirdi.

Yorumlar

Turyol İDO’ya talip

Turyol yönetim kurulu başkanı yunus can satış rakamına gücümüz yeterse biz yetmezse diğer ulaşımcı arkadaşlar ve deniz ticaret odası ile birlikte oluşturabileceğimiz bir konsorsiyumla İDO’ya talip olabiliriz dedi.

İstanbul büyükşehir belediye başkanı kadir topbaşın önce dünya gazetesinden dilek güngöre açıkladığı İDO ve İGDAŞ’ı satışa çıkaracağız haberinden sonra sular durulmuyor. İGDAŞ’ın özelleştirilmesi daha önceki benzerlerinden yola çıkarak aslında çok da ilginç değil. Ama İDO tartışılacağa benzer. Çünkü başkan topbaş İDO’ya avrupa ve körfez ülkelerinde birçok talip olduğunu söyledi.

İDO’nun şirket olarak satılması hiç de zor değil. Ancak marmara’nın deniz taşımalarını gerçekleştiren kuruluşu alan yabancı firma bundan sonra yolcuyu ben taşırım derse kabotaj hakkı bir engel oluşturabilir mi? Bu netameli konuyu sorduğumuz 4 deniz hukuku uzmanından sadece DTO’nun da danışmanlığını yapan prof. dr. fehmi ülgener nete yakın bir yanıt verebildi.

Ülgenerin dediğine göre; belirli oranları korumaları durumunda İDO şirketini alabilirler. Uluslararası gemi siciline tabi olan geminin sahibi yabancı da olabilir. Bu da filonun devrinin mümkün olduğunu gösteriyor. Ancak kabotajda taşıma yapabilme konusunda net bir şey söylemem için araştırmam gerek diye tamamladı sözlerini ülgener.

Öte yandan madem böyle bir satış yapılacak hem sorunsuz hem de konunun uzmanı bir alıcı da olduğunu duyurmamız gerek. Turyol S. S. turizm ve yolcu deniz taşıyıcıları kooperatifi yönetim kurulu başkanı yunus can şartnameyi açıklasınlar mali yönden inceleyelim.

Biz hazırız diyor eğer blok satış söz konusu olursa bir konsorsiyumla ihaleye girebileceklerini söyleyen yunus canın bu konudaki duruşu da çok açık tabi ki ihale şartnamesini görmek lazım. Şartlar gücümüze müsaitse biz değilse diğer ulaşımcı arkadaşlar ve deniz ticaret odası ile birlikte oluşturulan konsorsiyumla ihaleye girebiliriz sözleriyle vurguluyor kararlılığını.

Herkese eşit davranılsın turyol 1 numara olur

Ulaşım koordinasyonunda yönetimden kaynaklanan eşitsizlikler yaşadıklarını ifade eden Yunus Can bu kadar baskı olmasına rağmen günde 60 bin yolcu taşıyoruz. O yolcular da bizim en önemli referans ve gücümüz. Eşit kurallar içinde yapılacak çalışmadan zerre kadar korkum yok. İdarenin bütün ulaşım ile ilgili sektörlere eşit yaklaşması halinde turyol ulaşımda türkiye’de bir numara olur. Yeter ki o irade ve otorite gösterilsin.

Siz rakibinizin önünü açacak bir yaklaşım içinde olursanız hatta operasyonlarda koruyucu bir davranış içine girerseniz durum bugünkünden farksız olur. Ben yine mücadeleme devam ederim. Ama eşit şartlarla evet ben burayı sattım paramı aldım işim bitti.

Bundan böyle yalnızca denetleme pozisyonundayım derse ve samimi olarak yaparsa turyolun önünde kimse duramaz. Çünkü benim kendime has işletme marifetlerim vardır. Ben daha iyi işletir daha iyi hizmet veririm. Önüme engel çıkarılmayacak konularda kimseyi rakip görmüyorum.

Özelleştirilme kararı bence doğrudur. Ancak istanbul büyükşehir belediyesi kendisinin içinde olmadığı bir şekilde satış yapmalıdır. Yoksa kıyısından köşesinden belediyenin satın alacak firmayla münasebeti bulunması halinde doğru bir satış olmaz. Aynı zamanda büyük bir haksızlığı da beraberinde getirir.

Yorumlar

Bütün ATM’ler birleşiyor!

Bankaların ATM’lerini birleştirme konusunda çalışmalar hızlandı. 2009 yılı sonuna kadar birleşmenin tamamlanması ve tüm bankaların sisteme dahil olması beklenirken, uygulama ile banka ayrımı olmadan ATM’lerden para çekilebilecek.

Bankaların ATM’lerinin birleştirilmesi konusunda çalışmalar hızlandı. Büyük bankaların da ATM’leri birleştirme konusuna sıcak baktıkları belirtilirken, 2009 yılı sonuna kadar birleşmenin tamamlanması bekleniyor. Gelecekte ATM’lerin işletilmesinin bağımsız operatörler tarafından yapılması, bunun da bankaların maliyetlerini ciddi anlamda düşürmesi bekleniyor. Öncelikle de “Ortak Nokta” ve “Altın Nokta”daki ATM’lerin ortak kullanıma açılacağı kaydediliyor. Sistemde altın noktaya üye 5, ortak noktaya üye 19 banka söz konusu.

ATM’lerin birleştirilmesi tüketicinin de yararına olacak. Tüketici, hangi bankaya giderse gitsin, sahip olduğu “banka kartı”yla ATM’den rahatlıkla para çekebilecek. Komisyon oranları konusunda anlaşmazlığın da hallolmak üzere olduğu ve bu konuda bankaların çalışmalarını sürdürdükleri kaydedildi.

SOMUT ARAŞTIRMALAR YAPILDI

Referans’ın sorularını yanıtlayan Garanti Ödeme Sistemleri Genel Müdürü Mehmet Sezgin, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ve BKM’nin bu konuda çalışmalar yaptığını ve ATM’lerin 2009 yılı sonuna kadar birleştirileceğini umduğunu söyledi. BKM nezdinde somut araştırmaların da yapıldığını belirten Sezgin, “Benim gördüğüm, insanlar bu konuya sıcak bakmaya başladı. El birliğiyle ATM’lerin tüketiciler için daha iyi noktaya getirilmesine çalışılıyor” dedi. Şu anda bütün ATM’lerin BKM’ye bağlı olduğunu hatırlatan Sezgin, ATM’lerin bağımsız yabancı operatörlerce işletilmesinin ise biraz zaman alacağını söyledi.

ATM’leri işletme konusunda yabancı yatırımcının gelmesi için bankalar olarak öncelikle altyapıyı kuracaklarını ifade eden Sezgin, “Kredi kartları her yere açık. Artık, bütün ATM’ler bütün kartlara açık olacak. Tüketici hangi bankaya giderse gitsin para çekebilecek. Bağımsız operatörler de bize gelip ‘Madem siz bütün ATM’leri birbirinize açtınız. Şu kadar noktada, şu kadar yan yana ATM var. Onları biz işletelim diyecek’ Bu da bankaların maliyetlerini aşağıya çekecek. O zaman işler de hızlanacak” dedi. Ancak, bağımsız operatörlerin Türkiye’deki ATM’leri işletmesinin 2011 yılını bulacağını belirten Sezgin, dünya ekonomisinin krizden çıktığında Türkiye’ye yeni yatırımcı operatörlerin de geleceğini vurguladı.

ORTAK NOKTA’YLA BAŞLADI

Bankaların ATM’lerinin ortak kullanımı, Türkiye’de Altın Nokta ya da Ortak Nokta uygulamalarıyla başladı. Burada tüketici sahip olduğu herhangi bir banka kartıyla söz konusu altın nokta paylaşım sistemine dahil tüm banka ATM’lerinden para çekebiliyor. Ancak, söz konusu ortak noktalar bankaların ikili anlaşmalarla yaptığı çalışmalarla sınırlı. Tüm bankaların, ATM’lerinin ortak kullanımıyla ilgili tartışmalar ise son 2 yılda yoğunluk kazandı. Ancak, Altın ve Ortak Nokta’ya dahil olan bankaların talep ettikleri komisyon oranları konusunda anlaşmazlıklar söz konusu oldu. Ortak-Altın Nokta uygulamasında her banka kendi ATM’sini kurup işletirken, bağımsız ATM operatörü uygulamasında, ATM’yi kuran operatör, sürekli bunları işletiyor, takip ediyor. Her işlem bazında da sisteme üye bankalardan bir ücret alıyor. Bankalarla görüşmelerini sürdürdüklerini belirten First Data Türkiye Genel Müdürü Soner Canko ise bankaların ATM’lerini birleştirdikten sonra bağımsız operatörlük hizmeti vermeyi hazır olduğunu söyledi.

Yorumlar

Yeni inşa capesize girişleri kuruyük navlununu vuruyor

Ekonominin temel dengesi olan arz-talep eğrisi piyasaya yeni capesize girişleri ile arz lehine bozuldu. 2009 yılında teslim edilmesi planlanan 172 capesize yeni inşa gemiden 49’unun piyasaya girmesi capesize kazançlarının negatif etkilenmesine neden oldu. Öte yandan brokerların tahminine göre kuru yük sipariş defterinin %35′i 2010 yılına sarkacak.

2009 yılında denize inmesi beklenen kuru yük gemilerinin yalnızca çeyreği bu yılın ilk yarısında teslim edilebildi. Bu da haziran ayına kadar teslimi gereken toplam 967 sipariş gemiden sadece 230 adedinin teslim edilebildiğini gösteriyor. Ancak uzmanlar yılın ilk çeyreğinden sonra gemi yapım ve teslimlerin hız kazandığının da altını çiziyorlar.

Yorumlar

Lojistik köyler hemen şimdi

Türkiye 3 kıtayı birbirine bağlayan avrupa, afrika, asya ve asya’nın tam ortasında kuzey, güney, doğu, batı her türlü yöne hareket etme imkanı olan bir ülke yani tam merkezdeyiz. Neden bu merkez avantajını kullanmayalım.

Dünyanın kalbinde olma avantajına bakarak türkiye lojistik üs olmalı diyoruz. Hem de bıkmadan usanmadan. Türkiye doğal lojistik üstür. Bize düşen sadece alt yapılarını oluşturmaktır; lojistik köyler yapmaktır. Lojistik köyler yapalım ve çağa göre kendimizi planlayalım ve sektörü belirleyelim yapımızı belirleyelim buna göre de çalışmalarımızı başlatalım.

Türkiye eğer lojistik üs olmayı hedefliyorsa geçen her gün bir kayıp demektir. Hiç bir şey yapmadan ya da lojistik üst olmak için gerekli çalışmaları yapmadan geçirdiğimiz her gün bizim geride kalmamıza sebep oluyor.

İşte ADR konvansiyonu, dijital takograf, lojistik köylerle ilgili planlama. Bunların bir an önce onaylanıp hayata geçirilmesi gerekiyor, daha fazla kaybedecek günümüz yok. Bunun için kamu, özel sektör, üniversiteler, hepimizin içinde yer alacağı bir çalışmanın bir an önce başlatılması gerekiyor. Aksi takdirde, başka ülkeler bizim önümüze geçecektir, belki macaristan belki bulgaristan türkiye’yi sollayıp geride bırakacaktır.

Her yere lojistik köy yapamazsınız. Bunun örnekleri dünyada var. Lojistik köyün ne kadar alana sahip olması gerektiği, içinde neleri barındırması gerektiği belli. UND’nin de yer aldığı bir heyet italya’daki lojistik köy incelemesine gitti dış ticaret müsteşarlığı önderliğinde. Sistem nasıldır, nasıl işler neler yapılmalıya baktı bu heyet ki avrupa’da bunun örnekleri var ve sistem de çok iyi işliyor.

Almanya’da ve ispanya’da sorunsuz işleyen lojistik köyler var. Türkiye’de de olabilir ama buna kamunun da destek vermesi lazım Bu örnekler önümüzdeyken ülkenin hangi noktalarına lojistik köy kurulması gerektiğini planlayalım sektörün de görüşlerini alarak kararlaştıralım. Bunlarla ilgili planları hemen hayata geçirelim ve ona mekanizması hemen işletilsin.

Son dönemlerde lojistik köylerle ilgili bireysel çalışmalar var. Ama bu bireysel çalışmalarla olmamalı Dağınıklık sonra sorun yaratır. Bir plan dahilinde yola çıkılmalı.

Çünkü bu konu lojistik köylerden bahsettiğiniz üreticilerinde orada olacağı, taşımacılarında orada olacağı, tüm taşıma modlarının rahatlıkla ulaşabileceği noktalar olacağı büyük merkezlerden söz ediyoruz. Böylece birçok şeye rahatlık getirirsiniz. Küçük araçlarla dağıtımını sağlarsınız. Şehir içi trafiği engellersiniz çevreyi korursunuz, daha planlı programlı ve daha hızlı hareket edersiniz.

Türkiye 100’ün üzerinde ülkenin dahil olduğu lojistik endeksinde 34’ün sırada yer alıyor. Bu iyi bir sıralama değil. Biz bazı yeni gelen AB ülkelerinin üstündeyiz. Ama bizim rakibimiz ya da bizim geçmemiz gerekenler onlar olmamalı. Türkiye gibi bir ülkenin daha büyük AB ülkeleriyle gelişmiş AB ülkeleriyle yarışır hale gelmesi lazım. Bunun için de lojistik köylerin bir an önce planlanması ve hayata geçirilmesi gerekir.

Yorumlar

Oto vergisinde Avrupa 2′ncisiyiz

Çalışmada yer verilen değerlendirme ve önerilere göre türkiye’de otomobil talebini etkileyen temel iki faktör tüketici gelirindeki artış ve otomobil fiyatları olurken önümüzdeki yıllarda gelire bağlı talep artışı Türkiye’nin ekonomik gelişmesine paralellik gösterecek.

Lokomotif sektör olarak tanımlanan yatırım ve istihdam olanaklarıyla Türkiye’nin gelişmesine önemli katkı sağlayan bu sektörün gelişmesini hızlandırmak otomobil fiyatlarının aşağı çekilmesiyle mümkün olacak.

Reel otomobil fiyatları uluslararası koşullardan kaynaklanan rekabet, girdi fiyatları ve benzer etkiler dikkate alınarak belirlenirken Türkiye’de otomobil fiyatlarının yüksek oluşunun temel nedeni yüksek vergi oranları oluyor.

Hurda piyasasına bağlı olarak hurda teşvikinin çıkarılması, katma değer yaratacak. Hurda piyasasının kurulması konusunda önerilen modelin geliştirilmesi ve kamuoyuna sunulması gerekiyor.

Otomobil piyasasının gelişmesi toplam satışların 1 milyon üzerinde gerçekleşmesi, ticaretin organizasyonuyla ilgili olarak yatırım ve istihdam artışı sağlayacak. Servis ve satış organizasyonunun 1 milyon üzerinde araç satışına yönelik olarak düzenlenmesi yeni satış sonrası hizmet istasyonlarıyla satış noktalarının oluşturulmasıyla ilgili olarak yeni yatırımların yapılmasını sağlayacak ve ek istihdam olanakları da yaratılacak.

Sektörün daralmasının yaratacağı işsizlik sigortası ve eksik çalışma ödeneği ödemeleri dikkate alındığında, otomotiv sektöründe talep sorununun çözülmesinin önemi ortaya çıkıyor.

Yorumlar

« Önceki Yazılar