Eylül, 2009 için Arşiv

3. köprü güzergahı sit alan olsun

Gürsel Tekin, Emekli Deniz Kıdemli Albay Selçuk Kulen’in cenaze namazı öncesi cami avlusunda basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başbakan Erdoğan’ın dün Halkalı Mehmet Akif Ersoy Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi açılışında 3. köprüye karşı çıkanlar için “1. ve 2. köprüye de karşıydılar, şimdi üzerlerinden geçiyorlar” sözlerinin çok ağır olduğunu söyleyen Tekin, “Ağır laflar etmiş, sayın Başbakanımızın üslubuna hiç yakıştıramadım. Sayın Başbakanımız da 1996 -1997 yılında şiddetle 3. köprüye karşıydı. O da 2. ve 1. köprünün üstünden geçiyordu ve 1.ve 2. köprü tartışılırken ben daha ufacık bir çocuktum. Özellikle 1. köprü geçerken daha 9 yaşındaydım. Sayın Başbakanımız o dönem köprüyü çok iyi hatırlar. Hiçbir köprü tartışması bu kadar gizemli bu kadar gizli saklı olmamıştı. Tam tersine kamuoyu tarafından tartışılırdı. Bilim adamları, üniversiteler ve odaların da katkısıyla 1. ve 2. köprü hayata geçti. Nedense 3. köprü bir gizemli hale geldi. Gizemli hale getirmenin sebebini de doğrusu anlayabilmiş değilim.” diye konuştu.

Basın mensuplarının, “Proje sizin açıklamanızdan dolayı mı değişti?” şeklindeki sorusuna ise Tekin şöyle cevap verdi: “Hiç fark etmez.Güzergahlar değişir değişmez İstanbullular bilmesi gereken ise şu: Bizim açıklamış olduğumuz, daha önceden hazırlanan planın su havzası ve orman bölgeleri içinden geçmesiydi. Şimdi doğrusu bu uzun güzergah İstanbul’un can damarı, nefesi olan Ormanı ve suyu su bölgesini tahrip edecek. Bu konuda zaman zaman açıklamalar oldu Çevre Bakanımızın da açıklaması oldu. En az zararı olacak ormana dedi. En az zamanın miktarını da bilmiyoruz. Güzergaha baktığımızda örneğin Belgrad ormanlarının önemli bir kısmını alıyor. ‘En az zarar’ ne demektir? Hangi bilimsel çalışma var onu bilmiyorum. Ama kurumlar arasında bir diyalogun olmadığı da açık net. Orman Bakanlığı farklı, Ulaştırma Bakanlığı farklı söylüyor. Karayolları farklı proje yapmış. Sayın Başbakanımızı gündeminde farklı şey var. Sayın Belediye Başkanımız hiç konuşmuyor. Sayın Belediye Başkanımızın 3. köprüye karşı olduğunu da çok iyi biliyoruz.” şeklinde konuştu.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın “Güzergahın açıklanmamasının neden açıklanmadığı sorularına, “Rant oluşmaması için” cevabını verdiğini hatırlatan Tekin, “3. Köprünün ne karşısındayız ne yanındayız öyle bir tartışma olacaksa 3. Köprü güzergahını sit alanı ilan edersiniz. Yapılaşmaya açmamış olursunuz bu vesileyle de bu rantı da ortadan kaldırmış olursunuz.

Yorumlar

Sahne nakliyatı

Sahne taşımacılığının diğer nakliyat çeşitlerine göre daha da zorlu tarafları vardır. Çünkü sahnelerde özenle hazırlanmış mobilyalar, perdeler, halılar vs. bulunur. Bunların her hangi bir zararla atlatılmaması oldukça zordur. Burada evden eve nakliyat firmasının tecrubesi ve bilgisi gereklidir. Ankara nakliyat bu gibi durumlar için de piyasadan özenle kalifiye elemanlarını seçmektedir.

Kalifiye elemanlarının getirdiği rahatlıkla siz çayınızı yudumlarken işinin ehli elemanlarımız da sahnenizi taşıyacaktır. Sahne taşımacılığındaki zorluk nedeniyle işverenler genelde işinde profesyonel evden eve nakliyat ve elemanları tercih etmektedir. Bunun nedeni sahne taşımacılığının özen, bilgi ve tecrube istemesidir. Bir çok sahne sahibi insan deneyimsiz kişilere eşyalarını teslim ettiği için çok pişmanlık duyuyor.

Çünkü piyasadaki deneyimsiz ve yeni kurulan evden eve nakliyat firmaları daha az sermaye ile bu işe başlamaktadır. Sahne taşımacılığında ışık, aydınlatma sistemleri özel olarak paketlenir ve silindir fıçıya konur. Elektronik cihazlar özellikle kabarcıklı naylon ile kaplanır. Ardından kolilere konur. Kolilere konma esnasında cihaz ile koli arasına köpük yerleştirilir. Eşyalarınız özellikle nakliyat edilmeden önce tek tek kontrol edilir. Bu sebeble her hangi bir pürüz çıkmaz.

Yorumlar

İzmir Limanı ve kaybedilen 2.5 yıl

Hukuk, yanlışlara kalkan olup, toplum çıkarlarını gözeten bir müessesedir. İzmir Limanı özelleştirilmesinde de yapılan itirazları değerlendirerek 1 milyar 275 milyon dolara kiralanan limanın devrini, kamu menfaatine aykırı olduğu gerekçesiyle durdurmuştu. Ancak, aradan 2.5 yıl geçtikten sonra Danıştay 1. Dairesi itirazı reddetti.

Yine bir “geciken adalet, adalet değildir” örneği yani…!

Durum böyle olunca da, her şeyin kaldığı yerden devam edeceği düşünülerek, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ihaleyi kazanan tarafları imzaya çağırdı. Ancak, o köprünün altından çok sular geçtiği unutuldu. Çünkü, artık taraflardan Deutsche Bank uzayan süreçten sıkılıp oynamamaya karar vermiş; diğer oyuncular da oyun sırasında değişen kurallar nedeniyle her an mızıkçılık yapıp oyunu bozacak ruh hali içindeydiler.

Aslında mızıkçılık yapmaya en çok hakkı olan da onlardı…

Çünkü, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın 3 Mayıs 2007′de 900 milyon dolar başlangıç fiyatı ile ihaleye çıkardığı İzmir Limanı’na 1 milyar 275 milyon dolar vermeyi kabul etmişlerdi. Alışverişin sonunu, yani mallarını teslim almayı bekliyorlardı. 29 ay ha bugün, ha yarın beklediler.

Bekleyen yalnız onlar değildi elbette…

Madalyonun diğer tarafında da limandan hizmet alanlar ve verenler vardı. İhracatçı, malının hala iptidai yöntem ve araç gereçlerle elleçlendiğinden zaman, dolayısıyla maddi kayıplarla muhatap oldu. Zamanında gelen, ancak sıkışıklık nedeniyle limana yanaşamayan gemilerin armatörleri, boşu boşuna demoraj ödemek zorunda kaldı. Özetle 500 milyar dolar ihracat hedefleyen Türkiye’nin en önemli ihraç  kapılarından biri çağdışı yöntemlerle hizmet vermek zorunda bırakıldı.

Şimdi, hadi hiçbir şey olmamış gibi ‘alın malınızı’ deniyor…

Sizce, bu ne kadar mümkün olabilir? İhaleyi alan konsorsiyum, dünya krizle boğuşurken; navlunlar yerlerde sürünüp, denizin tüm fonksiyonlarının değer yitirdiği bir dönemde aynı şartlarda imza atmaya razı olur mu..?  ‘Evet, haklısınız gelin alın, şu kadar da iskonto yaptık’ da diyemezsiniz. Çünkü, hesap sorarlar adama… Tek çare kalıyor yeniden ihaleye çıkmak.

Peki, Türkiye’ye hem zaman, hem para, hem de yatırım kaybettiren bu çarpıklığın hesabını kim verecek?

Yorumlar

Real Hipermarket Ceva ile sözleşme imzaladı

Ceva Lojistik, uluslararası perakende zinciri Real Hipermarketlerin Türkiye’deki tedarik zinciri operasyonlarını yönetmek üzere anlaşma imzaladı.

Ceva, Real Hipermarket’in tedarik zinciri yönetiminden sorumlu olacak ve yaklaşık 4 bin metrekarelik Hadımköy deposunu bu operasyona adayacak.

Ceva, ayrıca Real’in İstanbul’da açılacak yeni mağazasının da lojistik operasyonlarını yönetecek. Bu operasyon için Ceva, 6 araç ile 24 saat Real’e dağıtım hizmeti de sunacak.

Real Almanya’da 343, Polonya, Romanya, Rusya ve Türkiye’de 96 markete sahip bulunuyor ve önümüzdeki dönem Ukrayna’ya da adım atmayı planlıyor.

Yorumlar

Hibrid avenue belçika yolunda

Temsa Arge Merkezi’nde Türk mühendisler tarafından geliştirilen ve toplu taşımada yeni bir dönem açan Temsa Avenue serisi “Hibrid Avenue” ile tamamlandı. Temsa Global’in ilk toplu taşıma aracı olan Dizel Euro 4 Avenue ardından üretilen CNG’li Avenue ve Dizel Euro 5 Avenue’yu takip eden Hibrid modeli ile ürün çeşitliliği tamamlanmış oldu.

Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyada toplu taşımada yaygınlaşan hibrid araçlara olan hassasiyet doğrultusunda yakın, orta ve uzun vadede geleceği öngörerek tasarlanan Temsa Hibrid Avenue aynı uzunluktaki standart otobüslere kıyasla yüzde 25 daha fazla yakıt tasarrufu sağlayacak.

2010 yılı son çeyreğinde seri üretime girmesi planlanan Temsa Hibrid Avenue’nun yokuş çıkarken aldığı takviye dizel motora gelen yükü, dolayısıyla yakıt tüketimini azaltmakta. Frenleme esnasında ise elektrik enerjisi üretip depolayacak olan Temsa Hibrid Avenue hem dizel hem elektrik motor ile çalışacak.

12 metrelik toplu taşıma araçları segmentinde 4 ayrı versiyonu bulunan Temsa Avenue ile toplu taşımadaki iddiasını ortaya koyan Temsa Global bu ürün çeşitleri ile dış ve iç ihalelerin güçlü bir adayı olmaya hazırlanıyor. Toplu taşımada standartları yükselten Temsa Avenue otobüsleri hafifliği, fiyat avantajı ve engelli yolculara özel tasarımının yanı sıra gövdede kullanılan paslanmaz çelik, alüminyum ve kompozit malzemelerin birlikte uyumu ile de dikkat çekiyor.

Temsa Arge Merkezi tarafından toplu taşımacılık alanında dünya standartlarında üretilen son ürünün Hibrid Avenue olduğunu belirten Temsa Global CEO’su Mehmet Buldurgan, Temsa Global’in her zaman doğruları yaptığını ifade ederek, markaya ve argeye yatırıma devam edeceklerini de belirtti. Buldurgan ayrıca dünya standartlarında tasarım ve üretimi esas aldıklarını belirtirken gelecekte daha da önem kazanacak marka tedarik zinciri ve özellikle sinai mülkiyet hakları rekabetinde şimdiden Avrupa’da ve ülkemizde yerimizi aldık.

Bu çalışmalarımızın eseri olarak da toplu taşımacılıkta çok daha önem kazanacak hibrid avenue aracımızı türkiye’ye tanıttık. Toplu taşımacılığın önemli bir oyuncusu olan Hibrid Avenue ile toplu taşıma segmentindeki ürün gamımızı tamamlamış bulunuyoruz.

Mehmet Buldurgan öte yandan yakın bir gelecekte dünyanın gündeminde daha çok yer alacak karbon salınımı, karbon ayak izi hatta bir başka deyişle karbon yönetiminde biz de üretici olarak yerimizi aldık. Özellikle Avrupa’nın bazı şehirlerinde başlayan düşük emisyon bölgelerinin daha da artacağına inanıyoruz. Ancak bunu söylerken özellikle ülkemizde toplu taşımacılığın yeniden yapılanmasının da gerekli olduğunu belirtmek durumundayım.

Yeni yapılanmada sorumluluk bazlı, özel sektör odaklı yerel yönetimler tarafından da çok sık kontrol edilen yeni bir iş modeline ihtiyaç vardır. Bu konuda bir kıyaslama yapılacaksa Avrupa Birliği mevzuatı en iyi kriterdir. Ancak burada da cesur kararlara ihtiyaç vardır. Yerel yönetimler bireylerin toplu taşıma aracını seçmesini cazip hale getirerek bireysel araç kullanımını azaltıp, hem çevreye katkı sağlar, hem de trafik sorununa çözüm getirebilirler.

Yorumlar

Artan ticaret hacmi ve konteyner gemileri

Dünya ekonomisindeki büyüme mal miktarı ve çeşitlerinin de artışını beraberinde ge-tirdi. Bu süreçte malların hızla, zarar görmeden daha ucuza nakli de önem kazandı. Buna bağlı olarak yeni yük taşıma biçim ve araçları gelişti. Türkçe “konteyner” olarak telaffuz edilen İngilizce “container” yükleri taşımakta kullanılan 20. yüzyılın ikinci yarı-sında yaygınlaşmaya başlamış bir taşıma aracıdır.

Çeşitli boy, genişlik ve yükseklikte olan konteynerler, soğutmalı, havalandırmalı, üstü açık ve dökme yük için olanları da vardır. Konteynerler gemi, uçak, tren ve kamyonla taşınabilirler. Konteyner taşıyan gemiler ise konteyner gemileri olarak adlandırılır.

Dünya ticaretinin % 60’ını taşıyan konteynerin mucidi İskoç kökenli Amerikalı Malcolm McLean’dir. Genç bir kamyon şoförü olan McLean yüklerin gemiden karaya ve karadan gemiye aktarılırken yitirilen zamanı nasıl önleriz sorusuna yanıt olarak konteyneri buldu. 1955′te Sea-Land adını verdiği yeni şirketine ait bir petrol tankeri olan Ideal X’i konteyner gemisine dönüştürdü. McLean 1968′de, sahip olduğu dünya-nın en büyük konteyner taşıma şirketine ait hisselerini 160 milyon dolara sattı. Dün-yada ilk konteyner terminali olan Port Elizabeth Marine terminalinin inşasını 1960 yı-lında New York Liman İşletmesi tamamladı. Bu terminali 1966′da Rotterdam, 1972′de Singapur terminalleri izledi. Bugün dünya deniz ticaret filosunda 3 bini aşkın konteyner gemisi, 15 milyon konteyneri yedi kıta arasında taşıyor.

Türkiye’nin ilk konteyner taşımasını 1978’de Kuzey Avrupa’ya Arkas Denizcilik ger-çekleştirdi. 1980’lerden itibaren Türkiye’nin ticaretinde konteyner taşımacılığı hızlan-dı. Deniz ticaret filosunda da konteyner gemilerinin sayısı arttı. Bugün Deniz Ticaret Odası kayıtlarına göre toplam kapasitesi 414.719 DWT olan 34 adet konteyner gemisi bulunmaktadır. Bunların adları ise şöyledir:

Alkın Kalkavan, Andon, Aron, Auretta A, Bernard A, Besire Kalkavan, Burak Bayraktar, Capella, Claire A, Cristina A, Denizhan Bayraktar, Diane-A, Erkut A, Esra A, Hikmet K, Kaptan Ergun, Lucien G.A., Maersk Varberg, Maersk Vyborg, Mehtap Bayraktar, MSC Hoggar, MSC Şebnem, Mustafa Sofuoğlu, Necati Çavuşoğlu, Roza A, Şadan Bayraktar, Serap K, Tomriz A, Vento di Alieso, Vento di Bora, Vivien A, Wanda-A, Yiğitcan A ve Zinnet Mete konteyner ge-misidir.  Bu konteyner gemilerinin en büyüğü 17.687 gros tonluk Cristina A’dır. 2007’de Almanya’da inşa edilen geminin boyu 184 metre, eni 24,5 metre ve çektiği su 9 metredir. Geminin 1.604 TEU kapasitesi vardır.

Yorumlar

Prefabrik ev nedir

Yasanan buyuk deprem felaketleri ve insaat sektorundeki maliyet artisi sebebiyle son zamanlarda tum gozler prefabrik ev adiyla anilan portatif konutlar uzerinde yogunlasti. Tasinabilir, hazirlanmasi ve insaasi kolay olan bu evler gunumuzde bircok alanda tercih edilmektedir. Yazimizin devaminda inceleyek oldugumuz prefabrik evler gunumuzde Turkiye Cumhuriyeti tarafindan cesitli okul ve hastane binalarinda da kullanilmaktadir.

Prefabrik evler ve onlara dair detaylara girmeden once belirtmemiz gereken bir diger durum da Abd tarafindan bu konuda ozel calismalar yapiliyor oldugu. Kolay tasinabilir olmasi sebebiyle uzay arastirmalarinda astronotlarin ay ve cesitli gezegenlerde konaklanamasi icin dusunulen prefabrik evler bu bakimdan da islevselligi sebebiyle goze carpiyor. sirf dunya icin degil, cesitli gezegenlerin gelecekleri acisindan da gelisimi takip edilen prefabrik evlere dair bilgileri paylasmaya basliyoruz.

Prefabrik evler, her zemine kisa surede uyglanabilecek hazir olarak gelen ev tipleridir. Bunun icin metrelerce temel atilmasina gerek yoktur. Istenildigi takdirde evin tamaminin yeri degistirilebilir. Prefabrik evler genelde depremler ile anilsalarda da bugunku durum boyle degildir. Kullanilan urunler genelde cimento yongali levhalar ve celikten ibarettir. Kullanilan malzemenin kalitesine gore de prefabrik evlerin omru 40 ila 70 yil arasinda degismektedir.

Gelismis teknolojisi ve portatif olusuyla oldukca populer olan prefabrik yapilar ile ev, okul, hastahane, kam alanlari, kapali alan havuzlar insaa edilebilir. Cstelik bu alanlar normal insaatlere gore hicbir farklilik gostermez, ustelik yasanabilecek en kucuk sorunda yapilarin yikilmasina gerek kalmaksizin yerinden tasinabilir. Gece kondu tarzi evler yerine bu tarz evlerin yapilmasi vatandaslarin da yararina olacaktir, elbetteki devletin bilgisi dahilinde…

Prefabrik Evler Kac MetreKareden Basliyor?

Prefabrik konutlar genellikle ozel siparis uzerine hazirlandiklari icin buradaki metrekare hesabi pek fazla onemli degildir. Fakat genel bir rakam vermek gerekecek ise 32 m2′den baslar ve 200 metre kareye kadar yapilabilir. Anlasilan firmanin mimari evinizin mimarisini cizebilecegi gibi, siz kendiniz cizdiginiz bir mimari yapiyi da prefabrik ev olarak yaptirabilirsiniz.

Yani eskiden sadece depremlerde gorebilecegimiz prefabrik evler, artik hayatimizin dort bir kosesini sarmis durumdadır.

Yorumlar

TCDD de lojistik köy diyor

Devlet Demiryolları, lojistik köy uygulaması başlatıyor.

12 merkezdeki lojistik köyler, ucuzluğuyla, yük taşımacalığında demiryollarının payını artıracak, karayollarını rahatlatacak.

Türk lojistik sektörüne 10 milyon ton ilave taşıma imkanı sağlayacak. İhracata 16 milyar dolar katkı yapacak. Avrupa’da 40 yıldır uygulanan lojistik köyler artık Türkiye’de kuruluyor.

2006 yılında 12 merkez bu uygulama için seçildi.

Yorumlar

Otomotivin devleri izmirde olacak

Otomotiv dünyasının devlerini İzmir’de buluşturacak organizasyon, İZFAŞ tarafından Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin (ODD) desteğiyle düzenlendi.
Yapılan açıklamaya göre, İZFAŞ’ta düzenlenen toplantıda, fuara ilişkin son durum değerlendirildi. Toplantıda, ODD Yönetim Kurulu Üyesi Ziya Burnaz, Ege Bölgesi’nin sektörel açıdan çok önemli olduğunun altını çizdi.
ODD’nin Türkiye’deki otomotiv fuarlarına yeni bir yol haritası çizme kararlılığında olduğunu bildiren Burnaz, şunları kaydetti:
“Global kriz otomotiv sektörünü tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yeniden biçimlendiriyor. Sektörde büyük bir gerilemeye yol açtı, ancak gelecekte alternatif enerjili otomobillerin de katkısıyla yeni bir sıçrama yaşanılacak. Yeni dünya düzeninde yerel ekonomi politikaları da daha öne çıkacak. Yerel pazarlama stratejileri önemli rol oynayacak. ODD olarak, bu gerekçelerle İzmir’deki fuarı önemsiyoruz.”
Firma temsilcileri ise, İzmir Autoshow’un krize rağmen, sektöre yeni bir soluk ve hareket getireceğini savundular.

Öte yandan 7-12 Kasım 2009 tarihleri arasında düzenlenecek İzmir Autoshow – 6. Otomobil ve Hafif Ticari Araçlar Fuarı’na, Citroen, Dacia, Hyundai, Kia, Mercedes, Peugeot, Renault, Suzuki, Toyota gibi dünyanın önemli otomobil markaları ve bu markaları pazarlayan firmaların katılımı kesinleşti.
Gelecek yıla ilişkin son model otomobil ve hafif ticari araç markalarının sergileneceği fuarı ziyaret edenler, otomobil dünyasının en yenilerini görme, haklarında detaylı bilgi edinme, karşılaştırma ve satın alma olanağına kavuşacak.
6 gün süreyle açık kalacak İzmir Autoshow’a geçen yıl 45 marka ve firma katılmış, fuarı 42 bin kişi ziyaret etmişti.

Yorumlar

Evden eve nakliyat blogu

Evden eve nakliyatcılara ulaşmak her ne kadar kolay görünse de işin iç yüzü öyle değildir. Google dünyasının ne kadar faydalı olduğunun yanında açıklarını su istimal eden rekabet halindeki firmalar kullanıcının doğru bilgiye erişmeisni engellemektedir. Bu ise müşterilerin kötü taşınma tecrübesi yaşamasına sebep vermektedir. Kırılan eşyalar, çizilen dolaplar, edilen hakaretler, sonradan istenen ücretler vs. örnekleri çoğaltmak kolaydır. Daha önce taşınmış herkes bunları az çok yaşamıştır ve konunun ciddiyetine de vakıftır zaten.

Biz bu nedenlerden dolayı nereye varacağımızı da söyleyelim. Türkiye’nin en çok ziyaret edilen evden eve nakliyat blogu olan evturnakliyat.com bu yaşanan sıkıntılara, çilelere çözüm üretmek için kurulmuş ve piyasadaki bu eksiği tamamlamasındna ötürü de kısa sürede büyümüştür. Listesinde sadece güvenilir firmaları barındıran şikayet alan firmaları derhal sisteminden çıkaran bu işi sırf piyasayı kontrol etmek için yapan nacizane bir portaldır.

Bizlere nakliyat talebinde bulunma imkanı sunmakla birlikte beraberinde bir çok yardımcı araçla bütün ihtiyaçlara cevap vermeye çalışıyor. Şimdi ise yeni kurduğu evden eve nakliyat blogu ile piyasada adını sabitleyeceğe benziyor.

Yorumlar

« Önceki Yazılar