Ocak, 2010 için Arşiv

Dönüş yükü taşımaları

Taşıtlar dönüşlerinde güzergâh değişikliği yapmaları halinde, dönüş güzergâhı için geçiş belgesi tahsis edilmemektedir. Dönüş yükü alınması için bir ülkenin transit geçilmesi halinde, dönüş yükü alınacağına dair anlaşma vb. belgenin ibrazı istenmemekte, transit geçilecek ülke sayısının birden fazla olması halinde, ankara nakliyat taşımacı firmalarca mutlaka anlaşma vb. belgelerin ibrazı gerekmektedir.

Bu şekilde alınmış olan Fransa, Hırvatistan, Almanya, Ukrayna, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya ve Bulgaristan 3. ülke geçiş belgelerine firma adı ve unvanı yazılmadan verilmektedir. Bu belgelerin herhangi bir nedenle kullanılmamış olması halinde, taşıtın ikinci çıkışı sırasında belgeler geri alınmakta ve evden eve nakliyat ,dönüş yükü ile ilgili yeni geçiş belgesi talepleri karşılanmaktadır.

Firmanın herhangi bir taşıtına dönüş yükü için verilen Fransa, Hırvatistan, Almanya, Ukrayna, Çek Cumhuriyeti, Slovakya ve Bulgaristan 3. ülke geçiş belgelerinin; Belgenin alındığı tarihten itibaren 45 gün içerisinde firmanın belgeyi alan veya başka bir taşıtı ile yaptığı dönüş yükü taşımalarında kullanıldığının belgelendirilmemesi halinde dönüş yükü için aldığı belge kullanılmamış sayılmaktadır.

Ancak, yukarıda belirtilen ülkelere ait belgelerin dönüş yükü olarak alınıp da firma araçlarında ikinci kez kullanılmaması veya belgenin ikinci kez kaybedilmesi halinde söz konusu ülkelere ait geçiş belgeleri firmaya kayıtlı bu araca dönüş yükü taşımaları için altı ay geçmedikçe tahsis edilmemektedir.

Yorumlar

Dünya denizcilik konseyi global emisyonları düşürmeyi önerdi

Dünya denizcilik konseyi ile üyeleri uluslararası denizcilik örgütü IMO’ya ve örgüte üye ülkelere, dünya gemi filolarının sera gazı etkisini düşürüp, karbon oranları ve yakıtta optimasyonu yakalamak amacıyla yeni gemi verimlilik sistemi (Vessel Efficiency System – VES) önerdi. Dünya denizcilik konseyinin IMO’ya sunduğu yeni gemi verimlilik sistemi önerisi hem faaliyetteki, hem de filolara yeni katılacak olan gemilerde uygulanmasını kapsıyor.

Böylece yeni gemiler, verimlilik standartlarını getirecek ve uymakta zorunlu olacakları enerji tasarruflu teknolojilerinin gelişimine göre inşa edilecekler. Söz konusu bu standartlar bir çok ülkede yakıt verimliliği bazında otomobil ve diğer ağır yük araçlarına örnek teşkil edecek. VES altında sunulan öneri, aynı zamanda daha önce geliştirilmiş verimlilik standartlarına da konu teşkil edecek.

Bu standartlar daha az agresif görünmesine karşın, bunların da zamanla yıpranması ve güncelliğini kaybetmesi kaçınılmaz olacak. Standartların uygulanmasında en fazla zorluğu 25-30 yıllık gemilerin çıkarması bekleniyor.
eyfr’da yer alan haberde, VES önerisi altında bu standartları karşılayan gemiler, karşılayamayanlara göre ücret uygulamasında serbest olacakları belirtildi. Ücretler IMO tarafından yönetilen bir fonda toplanacak.

Yorumlar

KDV iadelerinde beklemeye son

Vergi daireleri otomasyon projesinden daha fazla yararlanacak olan gelir idaresi başkanlığı önümüzdeki aydan itibaren ihracatçının KDV iadesini daha hızlı yapacak. Yılda yaklaşık 10 milyar lirayı bulan KDV iadeleri için ihracatçı firmalar vergi dairelerinin kapısında beklemek zorunda kalmayacak. İdare’nin otomasyon sistemi aracılığı ile şirketlerin başvuruları elektronik ortamda değerlendirilerek on-line olarak onay verilecek.

Küresel kriz ortamında ihracatçıları finansman açısından rahatlatmak istediklerini belirten Maliye Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili, firmaları vergi dairelerinin kapısında bekletmeyeceklerini söyledi. Bazı vergi dairesi memurları tarafından subjektif davranışlara maruz kaldıklarına dikkat çeken ihracatçılar ise birkaç ay süren iade ödemelerinin hızlı bir şekilde yapılmasının krizde önemli bir kazanım olduğunu vurguladı.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı yeni Katma Değer Vergisi iadesi modeline göre mükellefler, bilgilerini sanal ortamda vergi dairesine gönderecek. Bu kayıtlar merkezde kontrolden geçirilerek iade tutarı otomatik olarak hesaplanacak. Çapraz kontroller yapıldıktan sonra ödeme gerçekleştirilecek. Mevcut uygulamada ise ihracatçı sattığı malın KDV’sini kendi cebinden öderken iade almak için yeminli mali müşavirler aracılığı ile vergi dairesine başvuruyor.

Vergi dairesinde faturalar el yordamı ile kontrol edildiği için ihracatçının KDV iadesinde süre 3-4 aya kadar çıkabiliyor. 2008 yılında 131,5 milyar dolarlık ihracat karşılığında 10 milyar liralık KDV iadesi ödemesi yapılmıştı. Kasım 2009 itibarıyla yapılan KDV iadesi ödemesi ise 8 milyar 494 milyon TL.

Yorumlar

Kıyı Emniyeti seyir halinde gemileri uyardı

Kuzey Ege’de etkili olan fırtına nedeniyle Çanakkale Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi Çanakkale Boğazı’nda seyir halindeki gemileri telsiz anonslarıyla uyardı.

Kuzey Ege’de etkili olan fırtına nedeniyle, Çanakkale Boğazı’nda seyir halindeki gemiler uyarıldı. Çanakkale Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi (VTS) tarafından telsiz anonslarıyla yapılan uyarıda, Kuzey Ege’de fırtına yaşandığı belirtilerek, seyir halindeki gemilerin fırtına ve yüksek akıntıya karşı dikkatli olmaları istendi.

VTS yetkilileri, verdikleri hava durumu raporunda 7 ile 9 deniz mili kuvvetinde esen poyraz fırtınasının öğleden sonra hızını arttırmasının beklendiğini ifade etti. Çanakkale Meteoroloji Müdürlüğü yetkilileri de şu anda 35 kilometre hızındaki rüzgarın öğleden sonra 55, akşam saatlerine doğru da 70 kilometreyi bulabileceğini kaydetti.

Yorumlar

Eskişehir evden eve nakliyat

Eskişehir Türkiye’deki ve dünyadaki en samimi gelişmiş şehirlerinden birisidir. Mütevazi hayat şartlarının bu kadar güzel ve nezih bir şekilde şekillendirilerek büyük gelişim gösterdiği sadece Türkiye’deki değil dünyadaki en güzel şehirlerden birisidir belki de Eskişehir.

Sosyal hayatın çağdaş yaşamla harmanlanarak sunulduğu bu güzel şehrimizin bu kadar gelişmesinde elbette ki iki devlet üniversitesine sahip olmasındaki payı büyüktür. Çünkü unutulmamalıdır ki üniversitenin yani gençliğin girdiği bir şehirde gelişmemek elde değildir.

Sadece şehir merkezinde yüz bini şan öğrenci sayısıyla ve vizyon sahibi yöneticilerinin şehri giderek daha modern hale getirmesi ile Eskişehir son yılların en çok yaşanılası şehirlerinden birisidir. Bununla beraber Eskişehir de gelişmişlikle beraber ulaşım gayet gelişmiştir.

Sürekli göç alan bir şehir haline de gelmiştir. Böylece göç alan bir yer olduğu için de evden eve nakliyat hizmeti büyük önem kazanmıştır. Tuzcuoğlu evden eve nakliyat her türlü yönleriyle diğer evden eve nakliyat firmalarından ayrılarak Eskişehir evden eve nakliyat hizmeti de en iyi şekilde vermektedir. Evden eve nakliyat hizmetini veren firmalar arasında en iyi olma gayreti içinde olan firmamız bu hedefine en iyi şekilde emin adımlarla yürümektedir. Profesyonel ekipmanları, son model geniş araçları ve kalifiye elamanları ile eskişehir evden eve nakliyat hizmetini en güzel ve sorunsuz şekilde vermekteyiz.

Yorumlar

Lojistik performansında 39. sıradayız

Türkiye, Dünya Bankası’nın, ülkelerin gümrük, taşımacılık, altyapı gibi lojistik alanındaki performanslarının değerlendirdiği Lojistik Performans Endeksi’nde (LPI), 155 ülke arasında 39. sırada yer aldı.

“Rekabet İçin Birleşme 2010: Küresel Ekonomide Ticaret Lojistiği” başlıklı raporda yer alan endekste, bu yıl 155 ülkeye, gümrük ve sınır yönetimlerinin giriş-çıkışlardaki etkinliği; lojistik hizmetlerde kullanılan taşıma ve IT altyapısının kalitesi; yükleme düzenlemelerinin kolaylığı ve maliyet olarak katlanılabilirliği; yerel taşıma operatörleri, gümrük brokerları gibi yerel lojistik elemanların uzmanlık gücü; taşımacının araştırılma ve izlenme durumu; nakliyat, terminal ve depolama işlemlerindeki maliyetler ve ulaşımdaki zamanlılık gibi 7 temel konuda 5 üzerinden puan verildi.

Bu konulardaki puanların ortalamasına göre 4,11 ile bu yılın en yüksek performansa sahip ülkesi Almanya oldu. Ülkenin performansı ise yüz üzerinden 100. İkinci sırayı, yüzde 99,2 performans ve 4,09 puanla Singapur, üçüncü sırayı da yüzde 98,8 performans ve 4,08 puanla İsveç aldı.

2010 yılının lojistikte en yüksek performansa sahip ilk 10′daki diğer ülkeler ise sırasıyla Hollanda, Lüksemburg, İsveç, Japonya, İngiltere, Belçika ve Norveç oldu.

Endekse göre, birçoğu küresel ve bölgesel tedarik zincirinde önemli mevkileri kaplayan, üst gelire sahip ekonomiler, lojistik sıralamasında da en üst sıraları oluşturuyor. En düşük performans gösteren 10 ülkenin hemen hemen tamamı ise düşük gelir düzeyine grup içinde yer alıyor. Listedeki lojistikte en kötü durumda olan ülke Somali. Performansı yüzde 10,9 olan Somali’nin puanı da 1,34. Somali’ye göre biraz daha iyi ama listenin en altında kalan diğer ülkeler ise Eritre, Sierra Leone, Namibya, Ruanda gibi Afrika ülkeleri.

Performansın üstünde başarılar

Bunun yanında, performansının üstünde en fazla başarı sağlayan 10 ülke arasında Çin, Hindistan, Uganda, Vietnam, Tayland, Filipinler ve Güney Afrika bulunuyor. 2007 ile 2010 yıllarında yürütülen iki endeks arasında performansları önemli ölçüde artan ülkelerin de çoğunlukla kapsamlı lojistik ve ticaretin kolaylaştırılması konularında reformları hayata geçiren Kolombiya, Brezilya ve Tunus gibi ülkeler olduğu ifade ediliyor.

Gelişmekte olan ülkelerin bölge bazındaki performanslarına bakıldığında ise Afrika’da Güney Afrika’nın, Doğu Asya’da Çin’in, Orta ve Doğu Avrupa’da Polonya’nın, Güney Amerika’da Brezilya’nın, Orta Doğu’da Lübnan’ın, Güney Asya’da da Hindistan’ın en üst sırada yer aldığı görülüyor.

Türkiye 39. sırada yer alıyor

Türkiye ise LPI’nin genel listesinde Slovakya’dan sonra 39. sırada yer alıyor. Performansı yüzde 71,4 olarak değerlendirilen Türkiye’nin bu yılki ortalama puanı da 3.22.

Bu yıl lojistik performansta İsrail, Lübnan, Kuveyt’in yanı sıra Litvanya, Malezya gibi ülkelerin gerisinde kalan Türkiye, üst orta gelirli ülkeler sıralamasında ise ilk 10 arasına girdi. Türkiye, bu grupta 6. sırada yer alırken, ilk sırada Güney Afrika bulunuyor. Ayrıca, grupta ikincilik Malezya, üçüncülük Polonya, dördüncülük Lübnan, beşincilik de Litvanya’ya ait.

Bunun yanında, Türkiye’nin lojistik alanındaki 7 temel konudaki performansı şöyle:

”-Türkiye, en düşük notu, gümrük işlemlerinin etkinliğinden aldı. Bu işlemlere 2.82 puan verilen değerlendirmede Türkiye, dünya sıralamasında da 46. olarak gösterildi.

-Buna karşın Türkiye ‘ulaşımdaki zamanlılığı’ ile genel sıralamadaki yerinin de önüne geçerek 31. sırada gösterildi. Bu alandaki puanı ise 3,94.

-Lojistik altyapısına 5 üzerinden 3.08 puan verilen Türkiye, bu alanda ise dünyada 39. sırada.

-Uluslararası nakliyatın etkinliğinde 44. ülke olan Türkiye’nin notu 3.15.

-Türkiye, lojistik niteliği ve yeterliliği noktasında ise 3,23 puanla 37. iyi ülke.

-Taşımacılıktaki izleme ve takipte 56. sırada kalan Türkiye, bu alanda 3,09 puan aldı.”

Yorumlar

Peugeot’dan yeni aslanlı model

Peugeot’dan yapılan açıklamada şirketin, SR1 ile gelecek modellerinin tasarım eğilimlerini gözler önüne serdiği belirtildi. SR1′in karoseri üzerinde yer alan yeni Aslan Logosu’nun, Peugeot’nun yeni kimlik ve imaj dünyasını temsil ettiğine dikkati çekilen açıklamada, yeni konsept aracın estetik özelliklerinin, Peugeot’nun güçlü tasarım kimliğini yenileyerek Marka’nın gelecekteki ürünlerinde görülecek ana tasarım çizgilerinden ip uçları verdiği ifade edildi.

Peugeot SR1′in, ideal boyutlara sahip ve zamana meydan okuyan bir araç olduğu vurgulanan açıklamada şunlar kaydedildi:

Araç efsane GT’lerin köklü geleneğini yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Geniş bir motor kaputu, kaslı çamurluklar ve çok alçak bir ağırlık merkezi var. Karoserinin tasarım biçimi yeni dengeler üretiyor. Profilli kaput, oyuk kasa yanları, işlenmiş arka yüz birbirine bağlı stil çizgileri kaput hareketinin uzantısında elmas gibi işlenmiş ön cam ile yan camlara kadar uzanıyor.

Çok sayıda yenilikçi detay gövdenin bütünü ile uyumlu bir biçimde birleşiyor. Özgün çizimli farlar, hava girişleri, özel tasarımlı dış dikiz aynaları tüm bu unsurlar aracın karbon kaportası ile bütünleşiyor. Buna paralel olarak full leds farların iç fonksiyonları, radyatör ızgarası, çevre çizgisi gibi bazı unsurlar sanki havada asılıymış gibi gövdeden ayrılıyor.

İç mekanda da kontrastlar dikkat çekiyor. Sürücü koltuğu ve çevresindeki kumandaların tamamı sürücüye eksiksiz bir keyif vermek iç mekan yolcuların tamamına da maksimum çok yönlülük ile yeni hisler yaşatmak üzere tasarlandı.

Konsept otomobil SR1′in üç kişiye ulaşım olanağı sunduğuna dikkati çekilen açıklamada, üçüncü koltuğun, iki ön koltuğun arasında arkada yer aldığı ve bu koltuğa erişimin ise, öne doğru kayabilen orta konsol ile kolaylaştırıldığı bildirildi.

SR1 konsept modelinin teknik özellikleriyle de benzersiz karışımlar elde edilmesinin sağlandığına işaret edilen açıklamada, şunlara yer verildi:

Araç HYbrid4 teknolojisini içeriyor. SR1′de, önde 160 kW (218 hp) güç üreten benzinli 1.6 l THP motor, arkada konumlandırılan 70 kW (95 hp) gücündeki bir elektrikli motor ile birleşiyor. Bu motor salt elektrikli çekişte ZEV (Otomobilde Sıfır Emisyon) modu sağlıyor. Aracın karma parkurda tüketimi ise 100 kilometrede 4,9 litreyi (119 g/km CO2) aşmıyor.

Her iki motor eşzamanlı olarak çalıştığında, SR1 potansiyel olarak maksimum 230 kW (313 hp) güç geliştiriyor ve aynı zamanda 4 tekerlekten çekiş özelliğinden yararlanıyor. Ürün gamının farklı modellerinde kullanılacak olan Hybrid4 teknolojisi ile SR1 konsepti sürüş keyfi ile çevreye saygının bağdaştırılabileceğini kanıtlıyor.

Bu sıra dışı konsepte yakışır sürüş özellikleri sunmak için günümüzün en ileri teknolojilerinden yararlanılarak geliştirilmiş olan süspansiyon önde ve arkada takviyeli aks pimli çift üçgen salıncaktan oluşuyor. Daha hassas bir sürüş için, SR1 4 tekerlekten yönlendirme ile yenilikçi yüzünü bir kez daha gösteriyor. Arka tekerleklerin yönlenme açısı hıza bağlı olarak değişiyor. Arka salıncaklar hizasında yer alan motorize rotlar araca her koşulda çok yüksek bir çeviklik kazandırıyor.

Yorumlar

İzmir Alsancak limanı ihalesi sona erdi

Limaş’ın Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Ünlütürk Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın devir süreci için ek süre taleplerine olumsuz yanıt verdiğini belirtti.

İzmir limanının özelleştirme ihalesini kazanan Hutchison-Global-EİB Limaş konsorsiyumu ortaklarından limaşın yönetim kurulu başkanı sabri ünlütürk özelleştirme idaresi başkanlığının devir süreci için ek süre taleplerine olumsuz yanıt verdiğini belirterek bu defter bizim için kapandı.

Ünlütürk, dün akşam saatlerinde Özelleştirme İdaresi’nin ihalede verdikleri teminatı bankalardan talep ettiğini söyledi. Konsorsiyumun limanı devralmak için Nisan ayına kadar ek süre istediğini hatırlatan ünlütürk dolayısıyla artık ne yazık ki ihale bizim açımızdan bitmiş oldu. Süre uzatma talebimiz kabul edilmedi. Dün akşam nakde çevirmek üzere başvurdular. 15 milyon dolarlık bir teminat bu. Prosedüre göre ihalede ikinci olan konsorsiyuma sorulacak. Ancak bu defter bizim için kapandı.

Sürecin Özeti

Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 15′inin yapıldığı TCDD’ye bağlı İzmir Limanı’nın 49 yıllığına özelleştirilmesi için 3 Mayıs 2007′de açılan ihaleyi Hutchison, Global ve EİB LİMAŞ, 1 milyar 275 milyon dolar vererek kazanmıştı. Ancak Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Vakfı Merkezi ve Liman İş Sendikası’nın açtığı dava süreci 29 ay devam etmiş Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun yürütmeyi durdurma kararı sonrası Danıştay 13. Dairesi’nin verdiği ihalenin iptali davasını ”red kararı”yla devir sürecinin önü açılmıştı. Bu süreçte Deutsche Bank, konsorsiyumdan ayrılmıştı.

Devir konusunda ilk 45 günlük süresini kullanmasının ardından istediği ek 45 günlük süre de verilen konsorsiyum 25 Aralık 2009′da Nisan ayına kadar ek süre istemişti.Özelleştirme İdaresi Başkan Vekili Ahmet Aksu, 6 Ocak’ta yaptığı açıklamada istenen sürenin ek teminatla verilebileceğini yatırımcılara bildirdiklerini belirtmişti. İhale şartnamesine göre konsorsiyumun 1 milyar 275 milyon doların en az yüzde 50’sini satış sözleşmesi imza tarihinde peşin olarak, yüzde 25′ini sözleşme tarihinden itibaren en geç birinci yılın sonunda, kalan tutarı da sözleşme tarihinden itibaren en geç ikinci yılın sonunda ödemesi gerekiyordu. Özelleştirme sürecinde bundan sonra ihalede ikinci olan Çelebi Grubu’na sorulacağı, grubun kabul etmemesi halinde ihalenin iptal edileceği öğrenildi.

Yorumlar

Samsun evden eve nakliyat

Samsun geniş kültürel birikimiyle tam bir hem Karadeniz hem de çağdaş uygulamalarıyla tam bir Avrupa kenti konumundadır. Ayrıca son yıllarda gösterilen sosyal atılımlarla da samsun sosyal hayatının da geliştiği şehirlerden birisidir. Bu sebeple nüfus göçü alan önemli illerimiz arasında yer almakta ve samsun evden eve nakliyat hizmeti açısından genişleyen bir potansiyele sahip olmaktadır.

Bunun en büyük örneği ise içinde bulunduğumuz yılda açılan devlet tiyatrosu örneğidir. Daha bir çok gelişmiş kentte örneğin Kayseri’de bile devlet tiyatrosu yokken samsun sosyal gelişmenin verdiği güçle devlet tiyatrosuna sahip bir ilimiz olmuştur.

Samsun evden eve nakliyat hizmetini veren firmalar içersinde firmazın kaliteli teçhizatı ve profesyonel donanım ve araçları ve yine profesyonel işinin ehli kalifiye elamanlarıyla samsun evden eve nakliyat hizmeti de en iyi şekilde vermektedir.

Aynı zamanda evden eve nakliyat firmamız her zaman müşteri memnuiyetini en önem verilmesi gereken husus olarak gördüğü için de geçmişteki yaptığı bütün evden eve nakliyat hizmetlerini referans olarak göstermekten hiç çekinmemektedir.

Yorumlar

Otomotiv sektörü bindiği dalı kesti

Sonuçlar resmi olarak açıklanmadan bir gün önce yeni açılan Hyundai Avcılar Bayi Erdemir’deydim. Ekip neşe içinde Hyundai’nin birinciliğini kutluyordu. Yıllardır Opel ve Chevrolet bayiliği yapan ve büyük başarılara imza atan Yüksel Erdemir’i uzun zamandır bu kadar motive görmemiştim. Hyundai’yi bayilerini (kısa sürede de olsa) bu derece motive etme başarısı gösterdikleri için de kutlamak lazım. Başarı bayi motivasyonundan da geçiyor ve bence önemli bir etkeni oluşturuyor. Buradan gelelim Renault’ya. 11 yıllık liderlik şüphesiz büyük bir başarı. Ama 2010 yılı bu anlamda Renault için daha iyi bir yıl olacaktır. Çünkü artık Hyundai gibi, Fiat gibi onları rahatsız eden rakipleri var. Rakipsizlik Renault’ya rehavet kazandırmış olabilir.

Ticari’de Fiat’ın başarısı yadsılanmaz. İki Koç grubunun ticarideki at başı rekabeti gerçekten çok ilginç. Fiat yakışıklı Fiorino’suyla büyük bir başarıya imza atarken, Ford da Connect ile çok az bir farkla peşinden gelme başarısı gösterdi.

Aralık ayı büyük rekorla bitti. Kimse bu kadar yüksek bir satış rakamı beklemiyordu. Ancak, konuya bir de başka açıdan bakmak lazım. Yıl başında kriz, teşvik, destek vs gibi mazeretlerle kelimenin tam anlamıyla “ağlayan” otomotiv sektörü önce birinci daha sonra da ikinci ÖTV indirimini aldı. Bu fırsatı da iyi değerlendirdi. Ancak ÖTV indirimi bittikten sonra da rekabet uğruna ÖTV indirimini aynen devam ettirdiler.

Hele Aralık ayına geldiğinde otomobil alana neredeyse üste para verecek hale gelmişlerdi. ÖTV indirimleri, kampanyalar, fiyat indirimi derken tarihi bir seçenek sunduklar tüketiciye. Bir süre önce otomobil alan tüketici bundan memnun olmasa da Aralık ayında otomobil alanların memnuniyeti kaçınılmazdı. Ancak iş böyleyken devletin hiçbir desteği yokken tarihi bir satış rakamı yakalayan otomotiv sektörü 2010 yılında hangi yüz ve gerekçeyle teşvik isteyecek.

Zaten otomotive karşı ön yargılı olan ve sektörü pek sempatik bulmayan hükümete karşı ne diyecek. Yetkililer bakın istediniz mi kendi rüzgarınızla da tarihi satışlar yapıyorsunuz demeyecekler mi?. Bu madalyonun bir yüzü. Peki Aralık ayında liderlik veya diğer nedenlerle fiyatları inanılmaz rakamlara çeken otomotiv bir süre sonra zam yapabilecek mi?. Bence bu anlamda tam bir kaos bekliyor otomotiv sektörünü. İşte bu nedenlerle Hyundai, Renault, Ford ve Fiat arasında oynanan liderlik oyunu sektöre pahalıyla patlayabilir. Bence Aralık ayındaki bu oyunla otomotiv sektörü bindiği ve bineceği dalı kesmiş bulunuyor.

Yorumlar

« Önceki Yazılar