İpek Yolu güzergahı günümüzde tekrar canlandırılabilir mi?

Tarihte bilinen en eski, uzun ömürlü ve çok geniş bir coğrafi alanı kapsayan ticaret yollarından birini oluşturan İpek Yolu M.Ö. 2. yy.’ dan itibaren 19. yüzyıl ortalarına kadar faaliyetine devam etmiş, Orta Asya, Orta Doğu, Doğu Akdeniz ve Anadolu’yu içine alıp Çin’den Orta Avrupa’ya kadar büyük bir alanda etkili olmuştur. İpek Yolu faal olduğu tarih dönemlerinde üzerinde ticaret yapan tüccarlar tarafından bu isimle anılmamış ve bu tarihin en önemli ticaret yolu ilk olarak 19. yüzyılın sonunda “İpek Yolu” olarak isimlendirilmiştir. İpek Yolu, Çin, Orta Asya, Orta Doğu, Anadolu ve Avrupa arasında yapılan ve gerçekleştiği dönemlerin en önemli ticaret yoludur. Bu ticaret yolunun bu denli önemli olmasını dönemin en önemli devletleri arasında ticareti ve iletişimi sağlamasının yanı sıra güzergâhın geçtiği şehir ve bölgelerde, tıpkı Mısır’da geçtiği yere canlılık veren yeşil Nil nehri gibi, ekonomik canlılık, refah ve kalkınmışlık sağlamış olmasıdır.

İpek Yolu; güzergâhları üzerinde ticareti geliştirmek, kervanların hareketlerini kolaylaştırmak amacıyla yollar, kervansaraylar gibi birçok altyapı yapılmıştır. Ayrıca, mal akışının sürekliliğini sağlamak üzere Selçuklu ve daha sonraki Osmanlı döneminde politikalarla desteklenmiştir. Binyıldan daha uzun süre devam eden bu ticaret ağı Anadolu yarım adasının Batı ve Doğu arasındaki stratejik konumunun gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Ticaret, lojistik ve taşımacılık yapılanmalarının temellerinin bu dönemde oluştuğu anlaşılmaktadır. Lojistik ve taşımacılık yapılanmasının temellerini oluşturan yük odakları, talep merkezleri, dağıtım ve toplama terminalleri ile bunlar arasındaki yük akışları kullanılan araçlar, ulaşım ve lojistik alt yapılarına göre büyük farklılıklar taşımasına rağmen sistemin bütününe bakıldığında büyük benzerliklerin de olduğunu göstermektedir.

İpek Yolu güzergâhı; denizcilikte yaşanan gelişmelere bağlı olarak deniz yolu ulaşımının gelişmesi, coğrafi keşiflerle ile yeni yerlerin keşfi, yeni güzergâhların bulunması, bunun sonucu ticari emtialara daha kolay ve doğrudan erişim, coğrafi keşiflerle koloni döneminin başlaması ve Avrupa’nın zenginleşmesi ve sanayi devrimi sonucu hammadde ve pazar ihtiyacı geleneksel ticaretin modern ticarete çevrilmesi gibi nedenlerle zayıflamış, zamanla önemini yitirmiştir. İpek yolu güzergahının günümüzde tekrar canlanabilmesi için gerekli ortam mevcut mudur? denildiğinde bu konuda tam olmasa da önemli değişimlerin olduğu anlaşılmaktadır. Bunların içinde en önemli husus İpek yolunun üzerindeki bir çok ülkenin ekonomik yönden hızlı bir değişim ve dönüşüm içersinde bulunmaları, günümüz ticari ihtiyaçlarını temin edebilmesi için İpek Yolu gibi yeni güzergah talepleri kaçınılmaz olmaktadır.

Ancak İpek Yolu güzergâhının canlılığa kavuşturabilmek için gerekli ortamın hazır edilmesi gereklidir.
Bunlardan birincisi fiziki alt yapı ile ilgilidir. Karayolları ve demiryollarında güzergâh ülkelerindeki fiziki standartlar geliştirilmeli, standartlar yükseltilmelidir. Ülke standartlarının yükseltilmesi tek başına yeterli değildir. Standartların uluslararası düzeyde, güzergâh bütününde geçerli hale getirilmesi gereklidir. İkinci önemli husus gümrük geçişleriyle ilgilidir. Gümrük geçişlerinin hızlandırılması için gerekli gümrükle ilgili transit belgelerin güzergâh ülkelerince uyumlaştırılmalıdır. Üçüncü konu araç, yük ve sürücülerle ilgili standartların oluşturulmasıdır.

Karayolunda yük taşıyan araçların dingil, römork, çekici teknik standartları ile sürücü belgeleriyle sürücü çalışma koşullarının oluşturulması gereklidir. Fiziki alt yapı olarak Bakü Tiflis Kars demiryolu hattının kurulma çalışmaları, Karadeniz sahil yolu, hatta Marmaray bu konularda önemli bir aşamalardır. Bundan sonraki aşamalar daha hızlı gelişecektir.

Yorum bırak