Transport logistic 2009 türk lojistik sektörü için bir fırsat
Türkiye’nin avrupa Birliğine girmesinde etkili olacak alanlardan biri olan lojistik sektörü ekonomik krizin tüm ağırlığıyla hissedildiği bu dönemde yeni fırsatlara açılım sağlayacak transport logistic fuarını iyi değerlendirmelidir. Sektör odaklı fuarlara katılımın büyümeyi gerçekleştirmek için önemli bir anahtar olduğu göz önünde bulundurulursa 600-700 arası lojistik servis sağlayıcısı, 53 bilişim şirketi, 200 hava taşımacılığı şirketi, 100 liman işletmecisi, 100 demiryolu şirketi servis sağlayıcısı ve 80 adet de kara ve demir yollarında faaliyet gösteren şirketin yer alacağı münih fuarının türk lojistik sektörü için önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Fuar kapsamında almanyanın en büyük ticari ortağı olan Türkiye için 13 Mayıs tarihinde özel bir tanıtımın yapılacak olması da önemli bir fırsat. Türkiye lojistik pazarında fırsatları konulu program Türkiye’deki lojistik sektöründe atılan ve atılacak olan adımları tüm dünyaya anlatmak için ciddi bir platform oluşturuyor.
Önemli uluslar arası lojistik pazarlarının boy göstereceği transport logistic 2009 fuarında oluşturulacak 8 adet sergi salonu, karayolu, demiryolu, deniz ve havayollarındaki küresel akışın geniş bir portresini de sunuyor. Ayrıca şirketler yük taşımacılığı ve lojistik alanlarındaki hizmetlerin bütün bir bant genişliğini bu etkinlikte sunacak.
Bunlar arasında dünyanın önde gelen karayolu taşımacılık ve nakliye şirketleri, demiryolları, kombine ulaştırma şirketleri, gemi işletmeleri, hava limanları ile kurye, ekspres ve paket hizmeti şirketleri de yer alıyor. Bu portre içinde Türk oyuncuların rolü ise fuara her geçen yıl daha geniş çapta katılımın sağlanmasıyla daha da sağlamlaşacaktır.
Toplam 100 bin metrekareden fazla alanıyla dünya genelindeki en büyük ihtisas fuarı olan transport logisticte, lojistik, telematik ve ulaşım alanındaki en son gelişmelerin de görücüye çıkacağını göz önünde bulundurursak fuarın, işletmelere maliyetlerini düşürmek için vaatte bulunduğunu da söylemek yanlış olmaz. Tam da bu noktada Türk lojistik firmaları açısından ekonomik krizle nasıl başa çıkabilirizin cevabı da münihte yatıyor olabilir.
Münihteki fuar alman nakliyeciler ve lojistik iş birliği (DSLV) başkanı michael kubenzin de vurguladığı gibi ziyaretçiler için büyük iş birliklerinin de doğabileceği bir zemin sunuyor. Özellikle Türkiye’nin partner ülke sıfatıyla daha da göz önünde bulunacağı fuarda lojistik sektörümüzün (büyüklüğü ve hitap ettiği kitlenin büyüklüğü göz önüne alındığında kendisine en uygun zemini bulduğunu rahatlıkta söyleyebiliriz.
Ekonomisinde lojistiğe ve taşımacılığa ayırdığı pay her geçen yıl artış gösteren Türkiye, partner seçildiği Münih’teki fuarı, lojistik sektörüne maksimum faydayı sağlayacak şekilde değerlendirmelidir. Lojistik sektörünün uluslar arası alanı ikinci plana atarak yalnızca kendi kabuğunda kalıp bir şeyler yapmaya çalışması gelişimin topal kalmasına yol açar.
Türk lojistiğinin ileriye doğru yapacağı hamlelerde, bu tür sektörün bütün oyuncularını bir araya toplayan odaklanmış fuarlarda gerektiği ölçüde yer almaması büyümenin önemli sac ayaklarından birinin eksik kalması demektir.
Tüm bu noktalar dikkate alındığında, geleceğin teknolojisini doğru yerde ve zamanda kullanabilme açısından bu dev ölçekli etkinlik hem tüketici hem üretici için önemli fırsatlar içeriyor. Ancak Türk lojistik sektörünün de bu tür etkinliklerin bünyesinde barındırdığı potansiyeli fark edip gerekli önemi atfetmesi hayati önem taşıyor.

